Eğitim Portalı
Son Eklenen Dosyalar
Fotoğraf Galerisi
Saygılı Çocuklar Yetiştirmek İçin Neler Yapabiliriz?
Saygılı Çocuklar Yetiştirmek İçin Neler Yapabiliriz?

Okul öncesi çocuk gelişimi için Saygılı Çocuklar Yetiştirmek İçin Neler Yapabiliriz?


Ekleyen : Okul Öncesi Zümresi
İndirme Sayısı : 13227
Ekleme Tarihi : 30.07.2010 15:04:57
Boyut : 21,5 Kb
Etiketler : Saygılı, Çocuklar, Yetiştirmek, İçin, Neler, Yapabiliriz

»»» Dosyayı İndir «««

Saygılı Çocuklar Yetiştirmek İçin Neler Yapabiliriz?

                ‘Çok kibar bir çocuğunuz var!’ ifadesini her ebeveyn duymak ister. Bununla beraber‘çok başarılı ama çok da kaba!’ yorumunu hiçbir ebeveyn  işitmek istemez.Her toplumun önem verdiği değer yargıları, görgü kuralları birbirinden farklıdır. Türk toplumunda önem verilen bir husus bir başka ülkede dikkate alınmayabilir. Ancak şu nokta her millet için ortaktır ki ‘saygılı çocuğu tüm ebeveynler sever ve ister’

                Anne babalar çocuklarının nezaketli olmasını sadece kendilerini tatmin için değil, evlatlarının geleceği için de isterler.

                Çocuklarımızın saygılı bireyler olarak yetişmesini arzularken, sadece bizim yanımızda iken değil, her şartta saygın tavırları sergilemesini hedefler,ümit ederiz.

 Her hususta olduğu gibi saygılı çocuklar yetiştirmek de model olma, takdir etme, sabır gerektiren bir süreç gerektirir.Bu süreç çerçevesinde yapılması gerekenleri adım adım paylaşalım…

 

Neden Saygı?

                Biz yetişkinler,insana duyduğumuz saygı sebebi ile konuşurken gözünün içine bakarız, kalbini kırmamaya çalışırız. Doğaya saygımız neticesinde çevre temizliğine özen gösteririz.Kendimize olan saygımız  beden sağlığımıza da dikkat etmemizi gerektirir. Yiyeceklerin binbir gayretle soframıza gelmesi sebebi ile ekmeği çöpe atmayız. Saygı dolu bu davranışımız hem bizim nimete gösterdiğimiz hürmeti ifade eder hem de soframıza gelene kadar emeği geçenlere teşekkürü sembolize eder. Çocuk, saygılı davranışların altında yatan bu gerekçeleri iyi bilmelidir. Bir taraftan davranışların temel maksatları  açıklanırken, diğer taraftan da kuralların yaşamlarına yerleşmesi için gayret gösterilmelidir.

 

Saygılı olmak bir yönü ile de başkalarının hislerine karşı duyarlı olmak demektir. Mesela size iyilik yapan bir insana ‘teşekkür etmek’, sabah uyandığınızda çevrenizdekilere ‘Günaydın’ demek hep bu duyarlılığın neticeleridir.  Küçük çocuğunuz  kelimeleri tam telaffuz edemediği bir dönemde , anlamını tam bilemeden  de söylese bu ifade  kalıplarını  tekrar ede ede yaşamın bir parçası haline getirebilir.

 

Önce Model Olmalısınız!...

Saygılı çocuklar görmek, saygın ebeveynler ve eğitimciler de olmamızı gerektirir.Çünkü çocuklar saygılı olmayı bebeklikten itibaren çevrelerinden öğrenmeye başlarlar. Israrla elinizden bir şey çekmeye çalışan çocuğa ‘Lütfen!’ diyerek  almanız, saçınızı çekerken ‘Canımı acıtıyorsun!’ diyerek elini açmanız şeklindeki davranışların tümü, ona kibar olmayı nazikçe öğretir.Yani çocuğun iletişim halinde olduğu herkes ona tavır ve ifadeleri ile saygı içeren davranışları öğretir. Çocuklar hak ettikleri saygıyı ebeveynlerinden göremezlerse başlangıçta bu durumu kabul ediyor gibi görünebilirler. Ancak bunun  acısını daha sonra çıkarabilirler. Örneğin arkadaşlarının yanında azarlanan bir çocuk, rencide olur. Annesinin arkadaşlarının yanında, saygısız tavırlar sergileyerek öcünü alabilir. Artık kendini  daha rahat ifade ettiği ergenlik döneminde ise bu intikamın sesi daha gür çıkabilir.

               

                Çocuklar özellikle kendilerine  saygı duyulduğunu bilmelidirler.Bunu fark ettirmenizin yollarından bazıları; sözünü kesmeden, gözlerinin içine bakarak  dinlemeniz, odasının kapısını tıklatarak girmeniz,kararlar alırken ona da fikrini sormanızdır… Ayrıca tutumlarınızda tutarlı olmanız da saygın  davranışlar arasında sıralanabilir. Bir olaya bazen bir tavır sergileyip, bazen farklı davranmanız  hem çocuğunuza sergilediğiniz saygıyı zedeler hem de saygınlığınızı sarsabilir.

 

Tavırlarınızın Ve İfadelerinizin Farkında Olmalısınız

Rahat yetişmeleri için pek çok saygısız tavrı ‘çocuktur!’ diye düşünüp  hoş gören aileler vardır. ‘Bunlar çocuk!’ şeklindeki  düşünceler, uzun  süre yanlış  davranışları sergileterek,benimsetir.Halbuki çocuk ana dilini öğrenebildiği, yaşama dair pek çok  kuralı başarabildiği gibi saygın davranışları da seviyesine göre  sergilemeyi  gerçekleştirebilir. Ancak  tenkit, yanlışlıkları hemen görüp azarlama,korkutma çocukta ters tepki oluşturur.  Çocuk korktuğu için saygı içeren davranışları sergiliyorsa, otorite boşluğunda tekrar hatalı davranışlar gösterebilir. Çocuk  saygı gerektiren kuralları, korktuğu için değil, sevgiyi kayıp etmemek için gerçekleştirmelidir. Tavırlar zorlama ile değil , yapılmasından zevk alınarak öğrenilmelidir.  Sevgi ile sunulan davranışlar çocukların zamanla karakterine yerleşir.

                Bazen küçükler, çocukça ifadeleri ile saygısızca kelimeler kullanırlar.Bu ifadeleri birilerinden duymuşlardır, anlamını bilmeden  tekrar ederler.’Adam yesmen (resmen) şalak (salak)ya! gibi..Türkçe’ yi düzgün konuşamadıkları bir zamanda kullandıkları bu ifadeler büyükleri tarafından şaka ile karışık dikkat odağı olur. ‘Bak, bak, bak! Adam olmuş bizim yumurcak da haberimiz yok!’ gibi yorumlar ebeveynlerin ağzından dökülüverir. Pek çok anne baba  bu yorumlarının çocuklara verdiği zararın farkında da değildirler. Çünkü   şakalaşmaları çocuk takdir olarak karşılar,ilginin üzerinde olduğunu fark eder.Yanlış da olsa o davranışı benimser.Çocuk doğru ile yanlışı ayırt edebilecek yaşta değildir. Bu nedenle ebeveynler çocukların yanlış  sözlerini duyduklarında, jest ve mimikleri ile düşüncelerini ifade etmelidirler.  ‘Bu kelimeyi kullanmak  sana hiç yakışmadı!’ gibi net yorumlarla beğenmediklerini ifade etmelidirler. Daha sonra da uygun bir vakitte çocuklarını saygın kılacak ifadeler hakkında konuşup bunu destekleyecek etkinlikler yapmalıdırlar. Aksi halde  çirkin kelimeleri kullandığında fark edilen çocuklar, bu sebeple değer kazandıklarını  düşünüp yanlış davranışı tekrar etmeye başlarlar.Çocuk çok fazla yanlış ifadeler  kullanıp dikkat çekmeye çalışıyor ise etkin aldırmazlık yöntemi kullanılıp dikkati farklı yerlere de yönlendirilebilir.

                Günümüzde pek çok ebeveyn, evlatlarımız  bizim çocukluğumuzda yaşadığımız sıkıntıları yaşamasın diye her türlü imkanlarını seferber etmektedir.

Çocuğun rahat içinde olması saygı sınırlarını bilmemesini gerektirmez. Ebeveynler her ne sebeple olursa olsun, çocuklarına koydukları sınırların onlar için yaşama dair bir tarz belirlediğini unutmamalıdırlar.

                En etkin anne babalar, çocuğunun gördüğünü gören, düşündüğünü düşünen, hissettiğini hisseden kısacası onun bakış  açısını yakalayabilenlerdir. Çocuklarda zaman zaman görülen davranışların temel  sebebini bilmek, gerekir. Örneğin uykusu gelmiş bir çocuk bir de açsa tekmeleyebilir, tepinebilir. Farklı davranışlar sergileyebilir. Bu davranışları sergileyen bir çocuğa hemen, ‘saygısız’ etiketini takmak doğru  olmaz.  İyi bir çocuk yetiştirmenin sırrı, davranışın arkasındaki sırrı iyi okumaya bağlıdır.

 

Türk geleneklerindeki saygın davranışlar yaşamımızda örnek alınmalıdır. Misafire hürmet gibi… Son yıllarda bazı çevrelerde çocukların yakın akraba büyüklerine isimle hitap ettikleri gözlemlenmekte. Tıpkı yabancı filmlerdeki gibi. Çocuk halasına ismi ile hitap etmekte. Bu hitap şekli büyüklere saygıyı katleder. Buna asla izin verilmemelidir. Tüm bunlara rağmen saygı ile bir alakası olmayan yanlış inanışlara karşı da dikkatli olunmalıdır. Mesela; çocuklar çok soru sormaz, gibi…

 

Saygı içeren davranışların çocuklarda karakter halini alması için yapılabilecek bazı etkinlikler:

Nezaket kelimelerini çocuğunuzun yaşamında yerleştirmeyi hedeflediğinizi farz edelim. Teşekkür ederim, rica ederim, lütfen v.s…Evde bu kelimeleri kullanan kişiye ‘Tebrikler!1 puan kazandınız!’ derken, kullanılmadığı zaman ‘Biiipppp’ diyerek hatırlatmayı planlayabilirsiniz. Böylelikle olumlu davranışları pekiştirirken, olumsuz davranışı da  hatırlatmış olursunuz. Bunu yaparken de çocuğunuzu incitmemiş olursunuz.Aksine, çocuğunuz yanlış yaptığında;  ‘Kibar davranışlar nerde kaldı hanımefendi?’ , ‘Şimdi, hemen düzgün oturuyorsun!’ gibi kinayeli konuşmalar,

sert uyarılar, çocukta saygı içeren davranışlara karşı nefret uyandırabilir.

                Okul öncesinde çocuklar okuma yazma bilmedikleri için sadece  resim okuyabilirler. Çocukların bu yeteneği değerlendirilebilir. Mesela çocuklara teşekkür nerelerde etmeleri gerektiği sorulabilir. Daha sonra bunların ayrı ayrı resimlerini farklı zamanlarda yapmaları istenebilir. Yapılan resimler hatırlatıcılar olarak uygun yerlere asılabilir. Çocuğun  kendi yaptığı resimle nezaket davranışlarını anımsaması daha kolay olacaktır.

                Çocuklar bazen çok konuşarak çevrelerini rahatsız edebilirler. Bu durum çocukların saygınlıklarını da zedeler. Zaman zaman sessiz kalmayı da öğrenmelidirler. Bunun için ‘Sessizlik Saati’ oyunu oynayabilirsiniz. Bu oyunda birlikte belirlenmiş bir vakitte aile bireyleri sessiz kalmayı başarabilmelidirler. Çocuğunuza saat üzerinde kaç dakika sessiz kalacağınızı ifade ediniz. 10 dakika ile başladığınız bu süre zarfında kitap inceleyebilir, faaliyet yapabilir fakat konuşmaması gerektiğini söyleyiniz. Süre zamanla artırılarak bu konuda başarılı olmaları sağlanabilir.

Büyüklere saygıyı öğretmek için;hafta sonlarında telefonla arama, onları memnun edecek faaliyetler hazırlama, tatil günlerinde ziyaretlerine gitme, onlara duygularını ifade eden kartlar hazırlayıp gönderme çok faydalı çalışmalar olacaktır. Tabii bunlardan da etkili olan çocuklarınızın büyüklerinize saygılı davranışlarınızla sizi

izlemeleridir.

Kurallara yaşamımızda uymamız gerektiğini sık sık hatırlatmak çocukları sıkar. Bunun yerine kuralların yaşamımıza sağladığı neticeleri paylaşabilirsiniz. Örn: Kaba davranışlarda bulunmak, başkalarının bize olan saygısını da azaltıyor. Aynen dün yaşadığın olay gibi…

Gazete ve dergilerdeki resimlerde saygılı davranışlar sergileyen resimleri birlikte bulmaya çalışabilirsiniz. Bulduktan sonra da ‘Sence neden saygın görünüyor?’ diye sorabilirsiniz. Böylelikle hem çocuğunuzun   ‘Saygılı olmak’ ifadesinden ne anladığını öğrenirsiniz hem de siz anlaşılması gerekeni ifade etmiş olursunuz.

Çocuklar kişisel farklılıkları kabulü sizden öğrenirler. Herhangi bir seçiminde çocuğunuza ‘Demek bunu seçtin! Zevkler farklı olabilir!’ diyebilirsiniz. Bu şekilde kabuller görmek, çocuğunuzun da başkalarına saygıyı artıracaktır.

                Çocuklara anlatılan hikayelerde günlük yaşamda nezaketin önemi, saygılı insanların hayatta elde ettikleri kazançları vurgulayanları seçilmelidir. 

                Özellikle çocuklara dinletilen müzikler,bilinçaltlarının yapılanmasında büyük önem arz eder. Bu nedenle çocuklara kazandırmayı hedeflediğimiz değerleri destekleyici şarkılar dinletilmelidir. Bu tür şarkılar bulunamazsa çocuğunuzun da isminin içinde geçtiği güftelerle ufak besteler yapabilirsiniz. Çocuklar kendileri ile alakalı olan her şeye  daha fazla ilgi gösterirler.

                Evinizde aile bireylerine, okulda öğrencilere yönelik  olarak ‘Saygı Panosu’ hazırlayabilirsiniz. Bu panoda belirli dönemlerde bazı başlıkları ele alabilirsiniz.Örneğin ‘Bugün karşılık beklemeden hangi nazik davranışı sergilediniz?’başlıklı bir inceleme çalışması yapılabilir. Bu başlık altına ailenin tüm bireyleri o gün içinde sergiledikleri nazik davranışları ifade ederler. Her akşam bu şekilde bir geri bildirimin alınması, çocukların bu konuda takdir görmeleri saygı davranışlarını sergilemelerini destekler.

Çocuklar af etmenin saygın bir davranış olduğunu öğrenmelidirler. Tabii büyükleri af ettikçe çocuk da  bu davranışı daha kolay benimseyecektir. Bu konuda evde bir  ‘Af sepeti’ oluşturulabilir. Herkes gün içinde  af ettiklerini bu sepete yazarak atabilir. Hafta sonu bakalım en fazla kim bu davranışı sergilemiş incelenerek takdir edilebilir.

Çocuklar  kendileri  için güvendikleri  bir otoritenin de özür dilediğini gözlemleyince bu davranışı kolay modellerler.

                Çocuklar okul öncesi dönemde arkadaşlarından çok etkilenirler. Bazı davranışları arkadaşları yaptığı için yaparlar. Doğru mu yanlış mı olduğunu hiç sorgulamazlar. Bu nedenle ebeveynler çocuklarının arkadaşlarını seçmelerinde yardımcı olmalıdırlar. Mesela ev hanımı iseniz ve çocuğunuz anaokuluna da gitmiyor ise şöyle bir uygulama yapabilirsiniz:Ailecek görüştüğünüz  arkadaşınızla çocuklarınızın yaşları  birbirine yakınsa bu durum  güzel bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Birlikte geziler yapıp, sosyal aktivitelere katılabilirsiniz. Böylelikle çocuğunuzun çevredeki  yanlış örneklerden etkilenmemesini de sağlamış olursunuz.

               

 

Saygı İçeren Davranışlardan Örnekler:

İletişimde Saygı İçeren Davranışlar:

                Çocuklara erken yaşlarda kazandırılması gereken davranışlardan biri de dinlemeyi öğretmektir. Çünkü iletişimin ilk adımı iyi bir dinleyici olmaktır. Dinlemeyi öğrenmesi çocuğun iyi  dinleyicileri örnek alması ile mümkündür. (bkz. çocuklarla iletişim) İletişim esnasında çocuğunuzun sergilemesi gereken davranışlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir:

-Çocuklar, günlük yaşamda çok kolay gerçekleştirebilecekleri selamlaşma adaplarını  yerine getirebilirler. Örn: Günaydın, iyi akşamlar! Gibi…

-Büyüklerine,arkadaşlarına ‘Nasılsınız?’ diye sorabilirler

-Büyüklerin ellerini öpmeyi doğru şekli ile küçük yaşta öğrenebilirler

-Çocuklar arkadaşlarını şikayet etmeyi çok severler. Bu konuda ‘problemi çözmek

için fikir üretmeyi,  sizden destek alarak başarabilirler

-Konuştukları kişiye arkalarını dönmeden gözlerinin içine bakarak konuşmayı başarabilirler

-Karşılarındaki kişiyi hangi ifadelerin kırdığını öğrenerek bunlardan kaçınabilirler

-Konuşan iki kişinin arasına girmemeyi başarabilirler

-Konuştukları kişinin sözünü kesmeden dinleyebilirler

 

Telefonla İletişim:

                Telefondaki radyasyon etkisinden dolayı çocuklar uzun süre kulaklarında tutmamalıdırlar. Hatta bedenlerinden mümkün mertebe  uzakta bulundurulmalıdır. Ancak gerektiğinde telefonla  uygun şekilde  konuşmayı da öğrenmelidirler. Çocuklar gerek sabit telefonla gerek cep telefonu ile konuşurken uyulması gereken kuralları başarabilirler:

-Telefonu ilk açışta ‘Buyurun, Efendim veya Alo!’ gibi ifadelerden birini tercih edebilirler

-Arayan taraf çocuğu tanıyamadığında, ismini söyleyebilir ve ‘Ben Ayşe Hanım’ın kızıyım!’ gibi ifadeler ile kendini tanıtabilir

-Aranan kişi  eğer bulunulan ortamda ise bağırarak çağrılmaması gerekir. Telefonun ahizesini kapatarak çağırmalı veya yanına götürmelidir

-Çocuklar ağızlarında herhangi bir yiyecek varken telefonla konuşmamalıdırlar

-Öksürük, hapşırık gibi durumlarda  ahizeyi ağızlarından çekmeyi bilmelidirler

- Çocuklar arkadaşları ile telefonla görüşmeleri gerektiğinde süreyi kısa tutmayı bilmelidirler. Tabii bu konuda öncelikle ebeveynlerinden örnek davranış görmelidirler.

-Evde paralel telefon varsa çocuklar garip sesler çıkararak sizin ve konuşan kişinin ilgisini çekmeyi çok severler. Çocuklar o esnada çok nasihat kabul etmezler.Bu tür problemler çıkmadan önce çocuklara empati kurdurularak yaptıklarının yanlış olduğu anlatılmalıdır. Ayrıca ses çıkarmadan da olsa telefonla konuşmayı dinlemenin çok yanlış bir davranış olduğu çocuklara öğretilmelidir. 

-Küçük çocuklar için  radyasyonun zararları düşünülecek olursa telefon oyunlarının da ne kadar tehlikeli olduğu gayet açıktır. Bunun yerine daha zararsız oyunlar tercih edilebilir.

-Çocuklar küçük yaşta telefon  markalarını bilme, takip etme ile meşgul olmamalıdırlar. Zaten telefonun asıl gayesi iletişim iken marka gibi  basit hususların önemli olmadığını çocuklar sizden öğrenebilirler.

Çocukla birlikte yapılan veya oyuncak telefonlar ile konuşma kuralları oyun esnasında öğrenilebilir. Oyunlar sırasında yapılan bu etkinlikler gerçek yaşamda pratik uygulamaların önünü açar.

               

Ziyaret Ortamları İçin Saygı İçeren Davranışlar:

Ev veya herhangi bir ortama ziyarete gidildiğinde çocuklar saygı içeren davranışları ihmal edebilirler. Bunun en önemli sebepleri arasında çocuğun dikkat etmesi gereken kuralları  bilmemesi yer almaktadır. Bir diğer sebep, oturma süresi uzadığı için çocuğun sıkılma ihtimalidir. Bazen de çocuklar ilgi odağı olmak için saygısız davranışlar sergileyebilirler.

Bu sebeplere çözüm olarak ziyaretlerde şu uygulamalar yapılabilir:

-Çocuklarla ‘misafircilik oyunu’ oynanarak dikkat edilmesi gereken hususlarda alıştırmalar yapılabilir. Evden çıkmadan önce de kurallar kısaca hatırlatılabilir.

-Ziyaretlere randevu almadan gidilemeyeceği,ev sahibi müsait değilse ısrar edilemeyeceği çocuklara anlatılmalıdır.

-Ziyarete giderken ev kıyafetlerimizle gidemeyeceğimiz, temiz, ütülü giysilerimizi giymemiz gerektiği öğretilmelidir.

-Giderken çocuğun meşgul olacağı,gidilen evi de rahatsız etmeyecek bir oyuncak götürebilirler.

-Ebeveynler çocuklarının sıkılacaklarını hesaba katarak ziyaretlerini kısa süreli tutmaya  çalışmalıdırlar.

-Özellikle aile ziyaretlerinde ev sahibi esnek olsa da kurallardan taviz verilmemelidir.

-Ara ara gidip çocuğunuzun kulağına fısıltı ile; ‘Kurallarımıza uyduğun için seni tebrik ediyorum!’ denilebilir.

-Ortamda bulunan ebeveynlerin, ailenizin ziyaretlerdeki   prensiplerine destek olmaları  istenmelidir.Mesela, çocuklar ziyarete gidilen yerden sevdikleri bir  malzemeyi alarak çıkmayı çok isterler. Bu konuda evden çıkmadan hatırlatma yapılmış olmasına rağmen çocuk aynı hatayı yapıyorsa ev sahibinin de desteği ile asla buna izin verilmemelidir.

-Evde çocuğunuzun yaşıtı varsa birlikte oyun oynayabilirler. Ancak ara ara gidip hissettirmeden kontrol etmek faydalı olur.

-Çocuğunuz tüm kurallara uydu ise eve geldiğinde şu sözlerle takdirinizi dile getirebilirsiniz: ‘Ev sahibinin seni tekrar konuk  etmek isteyeceği kibar bir misafirsin!’

 

Yemek Yerken Saygı İçeren Davranışlar:

Çocukların ilk meyilleri yemeğedir.Bu nedenle yemek adabı çocuklara erken yaşta kazandırılmalıdır.

                Çocuğunuz 7 yaşına gelene kadar binlerce kez yemek yiyecektir. Her sofraya oturduğunda yapması gereken davranışları gerçekleştirmek için gayret etmesi, saygın davranışların kişiliğine oturmasını kolaylaştıracaktır.

Yemek yeme alışkanlığı çerçevesinde dikkat edilmesi gereken birkaç davranışı şu şekilde sıralayabiliriz:

-Yemekten önce ve sonra eller yıkanmalı

-Yemek asla ayakta, gezinerek  yenmemeli

-Aile bireyleri hep birlikte sofrada bulunmalı.

-Yemeğe herkes birlikte başlamalı

-Tabağa ihtiyaç kadar yemek alınmalı,artık bırakılmamalı

-Sağ elle yemeli, besmele ile başlayıp hamd ile bitirilmeli

-Yemek eğer sıcaksa üflememeli

-Ağızda yemek varken konuşmamalı, şapırdatmamalı

-Ağızdaki   bitmeden tekrar lokma alınmamalı

-İyice çiğnemeye dikkat edilmeli

-İhtiyaç durumunda kullanılmak üzere mutlaka peçete bulundurulmalı

-Çatal, kaşık, bıçak, tabak, bardakla oynamamalı

-Özellikle tabağının önünden yemeye dikkat edilmeli

-Eğer yemek hoşuna gitmedi ise yorum yapmamalı, beğenildi ise mutlaka ifade edilmeli

-Ağızda lokma varken sofradan kalkılmamalı

-Yemekten kalkarken mutlaka hazırlayanlara teşekkür edilmeli.

-Televizyon karşısında çocuk birebir veya ailecek yemek yememeli. Bunun yerine hep birlikte güzel konulardan bahsedilerek yemekte aile bağları kuvvetlendirilmeli

-Özellikle ortak tabaktan yenen meyve gibi besinlerde başkasının önünden yememeye özen gösterilmeli 

-Her konuda olduğu gibi  yemeği seçmeden yiyebilmesi için aile bireyleri birbirlerine  örnek olmalı

 

Lokanta ve restorantlarda yemek yerken nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda da çocuklar bilgilenmelidirler.Çocuklar garsona kendi tercihlerini yapabilmeyi, yemeği gelince teşekkür etmeyi, herkesin yemeği gelene kadar beklemeyi başarabilirler. Bu nezaketi kazanabilmeleri için evde doğaçlamalarla  egzersizler yapılabilir. Daha sonra da belirli zamanlarda ziyafet günleri düzenlenerek çocuklarla lokanta ortamı oluşturulabilir. Tabii bu arada restoranta gitmek de aile bütçesine göre zaman zaman gerçekleştirilmelidir.

 

Pro.dr. Refia Şermin‘Ahlak,insanı hem özgür ve kendine hakim kılar,hem de insanın topluma uyumunu sağlar. Ahlak eğitiminin gayesi kişide karakter teşkil etmektir’ demektedir.

                Saygılı bir nesil yetiştirirken her konuda  olduğu gibi bu noktada da çocukların nasihat dinlemekten ziyade model görmeye ihtiyaçları vardır. Çocuğunuzun kazanmasını hedeflediğiniz davranışları yaşamınızda sergilemedeki kararlılığınız hem çocuklarınızın gözünde sizin saygınlığınızı koruyacaktır hem de onların geleceklerini ışıklandıracaktır.

 





Bookmark and Share Karakter Eğitimi

Dizin1
Dizin1
Dizin1
Eğitim Portalı Eğitim  Portalı Samanyolu Eğitim Kurumları Samanyolu Eğitim Kurumları & Atlantik Eğitim Kurumları Atlantik Eğitim Kurumları nın Katkılarıyla Yayınlanmaktadır.
Güncel Haberler