ÇOCUĞUMUZUN BENLİK SAYGISINI NASIL GELİŞTİREBİLİRİZ?
Benlik Saygısı bir çocuğun yaşamında mutlu,huzurlu ve başarılı olması için ihtiyacı olan çok önemli bir özelliktir.
Benlik Saygısı; kişinin kendini doğru algılayışıdır. Yani yeterli olduğu ve eksik olduğu yönlerin farkında olmasıdır.Kabiliyetlerini ve eksik yönlerini red etmemesidir. Kısacası; insanın kendisiyle barışık olması, kendini olduğu gibi kabul etmesidir.
Bazı anne babalar tarafından benlik saygısı yanlış anlaşılmaktadır. Benlik saygısı olan çocuğun başına buyruk, kararlarına kimseyi karıştırmayan,asla anne babasını dinlemeyen, itaat etmeyen bir birey olacağı zannedilmektedir. Halbuki benlik saygısı sağlam bir çocuk;fikir üretirken daha güzel bir fikri de kabule açık olur.
Çocuklar hem olumlu yönleriyle hem de olumsuz yönleriyle yüzleşebilmeyi ebeveyninden aldıkları eğitim sonucunda sergileyebilirler. Çünkü kişilik üzerinde genlerin %30-40 oranında etkisi varken, eğitim de bu oran %70’lere ulaşır. Çocuğun kalıtımla getirdiği özellikleri reddederek tabiatının üstünde beklentilere girmek, fıtratını inkar olur. Bunun yerine, konumunda kabul edilip, gelişimi desteklenmelidir.( Bknz. Anlayış)
Benlik Saygısı Olmayan Çocukta Neler Görülür?:
-İçe kapanıklılık
-Bağımlılık(Eşyaya, bir insana…)
-Tikler
-Yaptığı iyilik veya aldığı sorumluluklar ile kendini değerli kılmaya çalışma.
-Yaptığı faaliyetlerde kağıdının tamamını kullanamama,
-Çok küçük yazma
-Çok kısık sesle konuşma
-Sorumluluk almaktan çekinme(Misafire hoş geldin demeyi dahi büyük bir problem haline dönüştürebilir)
- Yapmaları gereken işlerden bir biçimde kaçmaya çalışma kaçamazlarsa da içinde bulundukları durumu büyük bir gerilim haline getirme
Bu ve benzeri durumlar sadece benlik saygısı eksikliğinde görülmez. Ancak benlik saygısı eksik çocuklarda bu neticeler gözlemlenebilir.Böyle durumlarla karşılaşıldığında çözüme gitmeden önce sorunun asıl kaynağı bilinmeye çalışılmalıdır. Mesela çocuk yaşadığı durumla ilgili bilgi sahibi olmadığı için ne yapması gerektiğini de bilmemektedir.
Benlik saygısı olan ve olmayan iki çocuğun bu duruma gelmesinde etkili faktörlerden sadece birini gözlemleyelim:
İki aile düşünelim. Birinci aile 4,5 yaşındaki kızına verdiği kıymeti hissettirmek için her fırsatı değerlendirmeye çalışıyor. Örneğin misafirler gittikten sonra odanın toplanmasında küçük kız annesine yardım ediyor. Annesinin yönlendirmesi ile çatalları tepsiye, peçeteleri yerlerine koyuyor. Bu esnada da ‘Anne ben çok becerikliyim dimi?’ diyerek hem mutluluğunu dile getiriyor, hem kendini değerli hissediyor, hem de beceriler konusunda gelişiyor.
Bir başka ailede ise 8 yaşındaki bir kız çocuğu annesinin ‘Dur, sen yapamazsın. Beceremezsin. Sen karışmayınca işim daha çabuk bitiyor!’ şeklindeki eleştirileri ve engellemeleri ile sürekli karşı karşıya kalıyor.Bir işi yaparken titriyor, endişeleniyor hepsinden önemlisi kendini değerli hissedemiyor. İşin ilginç yanı gerçekten de kırıyor, beceremiyor.
Benlik Saygısını Zedeleyen Düşünce ve Tutumlar:
İstenmeyen bir gebeliğin yaşanması, farklı cinsiyette olmasının arzulanması gibi durumlar, çocuğun kendine bakışını etkiler. Hatta bu durumların çocuğun yanında ifade edilmesi, kendine olan bakışını bütün bütün zedeler.
Ailelerin aşırı korumacı tavırları, şefkatlerini yanlış kullanmaları çocuklarının benlik saygısını olumsuz etkiler. Sürekli yaptıkları incelenen, irdelenen, kendi kalıpları ile değerlendirilen denetleyici bir anneye sahip olan çocuk, yanlış yapmaktan çok korkar. Hata yapmadan da öğrenilemeyeceği için kendini rahat ifade edemez.
Ailedeki tüm bireylerin gerek kendileri için gerek başkaları için kullandıkları ifadeler çocukta hayata dair bir konuşma şekli, bir bakış açısı geliştirir. Çocukların belirli sıfatlarla vasıflandırılmaları benlik saygısını
zedelemekle kalmaz, bu özelliğin benimsenmesine de sebep olur.’Pısırık, içine kapalı, beceriksiz’ gibi…
Çocukların içinde yaşadıkları ortamlarda alt kata ses gitmesin, süs eşyaları kırılmasın, odanın darlığı gibi sebepler ile sürekli kısıtlanmaları,enerjilerinin hapsolmasına sebep olur. Bu durum da çocukta kendine olan güveni sarsar.
Farklı kültürlerin beklentilerinin de bu konuda çok etkisi vardır.Doğu toplumunda itaatkar çocuk istenirken, batı toplumunda kendine güvenen çocuk arayışı olur.
Bazı çocuklar da fıtratlarındaki mükemmeli sergileme arzusu, aile ortamının da desteklemesi ile benlik saygıları eksik gibi bir görüntü sergilerler.Bu çocuklarda bir işi mükemmel yapamayacaksa adım atmama, arkadaşlarının yanında küçük düşmemek için, sorulan soruya en son cevap verme gibi tutumlar gözlemlenir… Bu çocukların temel endişeleri yanlış yapmaktır. Çocuklarda görülen davranışların temel sebepleri bilinmeden hemen yorum yapılmamalıdır.
Ailelerin -çocuklarının özelliklerini dikkate almadan- evlatlarının geleceğine yönelik bazı idealleri olur. Bir müzik aletini çalmasını,çok güzel resim yapmasını istemek gibi... Çocuklar çok empatik oldukları için çevrelerinin kendileri hakkındaki düşüncelerini hemen hissederler. Çocukların yeteneklerinin dikkate alınmadan hedefler belirlenmesi,bunların ifade edilmesi, beklentilere cevap verememesi neticesinde benlik saygısı sorunu oluşur.
Ebeveynler her ne kadar evlatlarına güvendiklerini dile getirseler de davranışları sözlerini desteklemiyorlarsa çocukları öncelikle gördüklerine inanır. Örn: bir anne ‘Senin çok yetenekli olduğunu düşünüyorum!’ diyor ancak çocuğunun yaptıklarını beğenmeyip tekrar düzenliyorsa çocukta kendine olan güven sarsılır.
Problemlerini paylaştıklarında hemen çözüm üretmek, ona fikrini sormamak çocuğun kendini ifade konusunda güvenini zedeler.
Medyanın ve bazı bilinçsiz tutumların etkisi ile fiziksel görünüşün ön planda bulundurulması, çocukları dış görünüşü fazlası ile önemsemeye yönlendiriyor. Bulunduğu çevrede de bedensel özelliklerin önemsenmesi,çocuğunuzun kendine güvenini sarsabilir veya kişilik özellikleri yerine dış görünüşü ile takdir görmeyi hedefleyebilir. Bazı ebeveynler de çocuklarının markasız giymediklerini söylerler. Halbuki çocuk dünyaya geldiğinde bembeyaz bir kağıt gibidir. Üzerine ne yazılırsa gelecekte onlar okunur. Dolayısıyla çocuk,marka takıntısını çevresinden öğrenir. Ebeveynler bu tür önemsemeleri ile farkında olmadan, çocuklarının kendi özlerine güven yerine, farklı yerlerde bunu aramayı öğretirler.
Baba, aile içinde güvenin ve otoritenin temsilcisidir. Baskın bir baba karakterinin olmayışı, vefat veya ayrılık sebebi ile bulunmaması, uzun süreli seyahatleri sebebi ile evden uzak olması çocuğun benlik saygısını etkileyebilir.
Kısaca;
-İstenmeyen cinsiyet veya gebelikler
-Aşırı korumacı davranış ve tutumlar
-Kişiliğe yönelen aşağılama ve hakaretler
-Çeşitli nedenlerle çocukların özgürlüklerini kısıtlamalar
-İnsanların kültür yapısındaki farklılıklar
-Çocuklardaki yanlış yapmaya yönelik korkular
-Ebeveynin çocuğun yaptıklarını beğenmeyip tekrar yapması ya da beden dili ile verdiği eleştirel mesajlar
-Çocuğun dışlanma korkusu ile istediği gibi davranamaması
-Problemlerin çözümü için çocuğa fırsat tanımama
-Kişilerin dış görünüşüne önem verilen bir ortamda yetişmek gibi sebeplerle benlik saygısı gelişimi zedelenir.
Çocuğunuzun Benlik Saygısını Desteklemek İçin Yapılabilecekler
İlk Adım; Düşüncelerinize Dikkat Etmelisiniz…
Çocuklarımızın karakter eğitiminde ışık tutacak nitelikte bir söz vardır:
‘Düşüncelerinize dikkat edin, hedefiniz olur, hedefinize dikkat edin sözleriniz olur. Sözlerinize dikkat edin, davranışlarınız olur.Davranışlarınıza dikkat edin, kişiliğiniz olur.Kişiliğinize dikkat edin, karakteriniz olur!’ Yetişkinler için kullanılan bu sözün neticesi çocuklar için de söz konusudur.Ancak çocuklar düşünme şekillerini büyüklerinden öğrenirler. Ailede sürekli hakim olan düşünce, çocuk üzerinde de etkili olur. Ebeveynler olumlu düşünüyor ise çocuk da zamanla olaylara güzel bakmayı öğrenir.Aksine olumsuzluk hakim ise bu düşünce kişilik halini alır.Sonuçta çocuğun kendine olan güvenini kayıp ettirir. Bu nedenle ebeveynler yaşamlarına olumlu bakış açıcını oturtmalıdırlar ki çocukları da bunu öğrenebilsinler.(bkz. Olumlu düşünme )
Bu manada günlük hayatta yaşanan durumlar ile ilgili olumsuz düşüce ve ifadeler yerine olumlu olanları tercih edilmelidir:
Genellemeler:
Olumsuz: Her misafir geldiğinde böyle yaparsın zaten!
Olumlu: Misafir geldiğinde böyle davranman hoşuma gitmiyor
Abartılar:
Olumsuz: Zaten ne zaman doğru yaptın ki?
Olumlu: Yanlış oldu.
Reddetme:
Olumsuz: Anneannene gitmek istemiyorsun, gidince de gelmek istemiyorsun!
Olumlu: Anneannene gitmek istemediğini söylüyorsun, fakat oradaki arkadaşını unutuyorsun.Hem anneannen sana en sevdiğin kurabiyelerden de yapmış olabilir.
Tahminler:
Olumsuz: Kesin bu yarışmayı da kaybedeceksin
Olumlu: Geçen yarışmayı kaybetmen bu yarışmayı da kayıp edeceğin anlamına gelmez. Bence üzülmeyi bırakıp, yarış için hazırlık yapmaya çalışmalısın. Başaracağını da ümit etmelisin.
Ebeveynler, doğru ifade kalıplarını günlük konuşmalarına yerleştirmek için önce yanlış kullandıkları kalıpları fark etmelidirler. 2. adım olarak da yeni ifadeleri günlük yaşamlarında yerleştirmek için sık sık görebilecekleri yerlere yazıp asmalıdırlar. Tabii konuşmalarında da kullanmayı ihmal etmemelidirler.
Tutumlarınıza Dikkat Etmelisiniz…
Mükemmeliyetçi, korumacı ya da denetleyici tutumlar sergileyen ebeveynler çocuklarının geleceğini düşünerek kişisel özelliklerinde yenilikler, davranışlarında değişiklikler yapmalıdırlar. Örneğin eksikleri olsa da çocuklarında gözlemledikleri olumlu özellikleri öne çıkararak takdir etmelidirler. Kendi dünyalarında çizdikleri profile göre düşünmemeli, çocuklarını olduğu gibi kabul etmelidirler.
Bazı çocuklar evin küçüğü olduğu için, bazıları da büyüğü oldukları için ebeveynleri tarafından aşırı baskı görürler. Ebeveynler, çocuklarının aile içindeki konumu sebebi ile ayrıcalıklı davranmaktan veya aşırı baskıdan çekinmelidirler.
‘Sen bizim İçin Çok Değerlisin’ Mesajını Vermelisiniz…
Çocuğunuzun benlik saygısı gelişiminde, sevginizi çocuğunuza hissettirmeniz,yeri başka hiçbir şeyle doldurulamayacak kadar önemlidir. (bkz.Sevgiyi doyasıya vermek) Sevginizin ifade şeklini her seferinde farklı sunumlarla gösterebilirsiniz. Böylece etkisini canlı tutabilirsiniz. Örneğin;Çekmesine çikolata bırakabilir, kalem kutusuna sürpriz bir armağan koyulabilir…
Aile içinde bir konu hakkında paylaşım ortamları düzenlenebilir.Çocuk için ailede bir konu hakkında fikirlerini sunabilmek, farklı ortamlarda da kendini ifade etmesi için bir egzersiz olur. Aksi halde hep büyükleri gibi düşünen, onlar gibi düşünmediğinde red alan çocuklar ailede destek görmedikleri için dış dünyada kendilerini ifadede zorlanırlar.
Çocuğunuzun saç rengi, boyu, kilosu ne olursa olsun sizin için değerlidir. Çünkü bunların hiçbiri kişiyi değerli yapan unsurlar değildir.Çocuğunuzun bedensel özellikleri ile değil, kişilik özellikleri ile takdir gördüğünü bilmesi gerekir. Bunu çocuğunuza ifadelerinizden ziyade tutumlarınız ile yansıtabilirsiniz. Bunun için;
-Öncelikle sizin kendisine verdiğiniz değeri bilmelidir (bu bölümdeki önerileri uygulayarak gösterebilirsiniz)
-Başkası ile kıyaslamamalısınız
-Asla bedeni ile ilgili şakalar yapmamalısınız.’Tombiş,bastı bacak,sıska’..gibi…
-Günlük konuşmalarınızda dış görünüşten ziyade kişilik özellikleri ile insanlara verdiğiniz değeri çocuğunuz duymalıdır.
Eliniz Altındaki Cevherin Özelliklerini Doğru Fark Etmelisiniz…
Çocuğunuzun yetenekli olduğu bir alanda desteklenmesi ve sonuçta başarılı olması, diğer yönlerinin de önünü açar. Bu başarıların evde takdir edilmesi, çocuğun kendini değerli hissetmesini destekler.Örneğin, satranç, resim gibi özel yeteneklerinin olduğu alanlarda çocuğunuzu desteklerseniz, bu alanlardaki başarıları farklı yönlere de sıçrar.Bu başarılar da çocuğunuzun benlik saygısını destekler
İçine Kapalı Çocukları Açabilirsiniz…
Temkinli bir karakter sergileyen çocukları açmak için ebeveynler asla zorlama, eleştiri, birden büyük gruplar önünde konuşma sorumlulukları verme gibi çözüm yolları uygulamamalıdırlar. Bu çocuklar için ebeveynler ve eğitimciler;
-Asla ‘içe kapalı’ etiketini takmamalıdırlar. Çünkü çocuğun genlerinin de etkisi ile, bazı ortamlarda ilk defa bulunmasından dolayı bu davranışı sergilemeleri söz konusu olabilir.
-Çocuğun bu davranışının onu daha temkinli harekete yönlendirdiği akıldan çıkarılmamalıdır.
-Başka çocuklarla kıyaslanmamalıdır
-Onun yerine karar verip, onun adına konuşulmamalıdır.
-İlk defa yalnız bulunacağı ortamlarda sevdiği bir oyuncağı ile bulunmasına izin verilmelidir.
Sorumluluk Verebilirsiniz…
Evde kendine ait sorumlulukları yerine getirmek, çocuğun benlik saygısını
destekler.Bunun gerçekleşebilmesi için uygun ortam hazırlanmalıdır. Örneğin paltosunu asacağı askı boyuna göre ayarlanabilir.Ayrıca her çocuğun evin ortak işlerine yönelik sorumlulukları da olmalıdır. Temizlikte, alışverişte…
Yetişkinler olarak ekip çalışmasının bize kattığı güç ve güven ne ise bu netice çocuklarımız için de söz konusudur. Sınıf ortamında veya aile içinde yaptığınız çalışmalar ile bu neticeyi çocuğunuzun yaşamasını sağlayabilirsiniz. Örneğin hafta sonu kütüphanenizin yerini değiştirecekseniz bunu ailecek yapabilirsiniz. Herkese yeteneğine göre görev paylaşımı yaparsınız.Büyük çocuğunuz üst raflara kitapları yerleştirme görevini alırken, eşiniz alanlarına göre kitapları dizebilir.Küçük çocuğunuz da odalar arasında hafif kitapları taşıyabilir. Bu şekilde aile bireyleri arasında görev paylaşımının neticeleri işiniz bittiği zaman konuşulabilir. Birbirine güç veren bir ailesinin olduğunu bilmek çocuğa da güven verir.
Rahatlatıcı İmkanlar Sunabilirsiniz…
Çocuklara kendilerini rahatlatacakları ortam ve imkan sağlanmalıdır. Bunlar; açık hava, kum, su gibi rahatlatıcı etkenler olmakla birlikte geniş mekanlardaki aktiviteler de olabilir.Kendini rahatlatmış bir çocuğun benlik saygısı daha sağlam olur.
Baba Yokluğunda Yapılabilecekler…
Babanın hayatta olmaması veya ayrılık sebebi ile uzun süre görülememesinden dolayı çocuk üzerinde oluşan etkiyi azaltmak için;
-Baba yerine model olabilecek bir şahsı çocuğun örnek alması sağlanabilir. Dede, dayı ,amca gibi…
-Baba, uzun süreli seyahatler için evde bulunamıyorsa çocukları arayarak, hediyeler göndererek sevgisini ve varlığını hissettirilebilir.
-Baba herhangi bir sebeple anne ve çocuk tarafından otorite kabul edilen şahıslar tarafından eleştirilmemelidir.
İlerde Pişman Olmamak İçin İletişim Çok Önemli…
Özellikle büyük çocuklarınız varsa küçüklere hitaplarına dikkat ettirmelisiniz. Eğer doğru ifadeler kullanılmıyor ise hemen yanlış olduğunu dile getirmelisiniz. Çocuklar için ebeveynlerinin de kendileri hakkındaki görüşleri çok önemlidir. Çocuğunuzun benlik saygısı adına seçici olmanız gereken ifadelerden bazıları şu şekilde sıralanabilir:
Yanlış İfade Şekli Olması Gereken İfade Şekli
-Gerçekten çok inatçı……………………Çok kararlı
-Hiperaktif………………………………………Bedensel zekası yüksek
-Çok çekingen………………………………….Çok temkinli
-Sulugöz……………………………………………Duyarlı, hassas
Çocuk kendine ayna olacak,doğru ve yanlışlarını gösterecek bir ebeveyne ihtiyaç duyar. Bu nedenle zaman zaman eleştirilmesi de gerekebilir. Çocuklar eleştirilirken etkili olması ve benlik saygılarının zedelenmemesi için şu hususlara dikkat edilmelidir:
-Eleştirilecek ortamda çocuk yalnız olmalıdır. Arkadaşlarının yanında olmamalıdır.
-Çocuğun psikolojisinin iyi olduğu saatler seçilmelidir. Uykudan uyandığı, aç ya da uykusuz olduğu zamanlar değil.
-Olumsuz bir davranış yaşandığı anda eleştirilmemelidir. Çünkü çocuk o anda hiçbir yorumu duymaz. Olayın üzerinden çok süre geçmeden, çocuk rahatladıktan sonra konuşulmalıdır.
-Çocuğun duygularının anlaşıldığının ifade edilerek eleştirinin söylenmesi daha iyi olur. Örneğin: ‘Seni anlıyorum. O anda çok sinirlenmiştin! Ancak…’
-Çocuğun kişiliği değil davranışı eleştirilmelidir. Örneğin: ‘Ne kadar pasaklısın!’ yerine ‘Ellerin çok kirlenmiş.!’ Gibi…
-Eleştirilirken genellemelerden kaçınılmalıdır. Örn: ‘Hep böyle unutkansın.Beni çıldırtıyorsun’ yerine ‘Dosyanı unutmuşsun.Çok üzüldüm’
-Bir eleştiride birden fazla konu ele alınmamalıdır.Örn: geçen hafta da şunu yapmıştın, pazartesi de, bugün de…’
-Siz çocuğunuzu eleştirirken, onun da kendi fikirlerini sunması için fırsat verilmelidir.
-Eleştirdikten sonra çocuğunuzun da kendini ifade etmesi için mutlaka fırsat verilmelidir.
-Sadece kendi fikirlerinizi sunmalısınız.Başkalarının duygu düşüncelerini karıştırmamalısınız. Örn: Bu yaptığına eminim baban da çok kızacak şeklinde konuşmamalısınız
Benlik saygısı düşük çocuklarda ‘doğruyu söylersem dışlanırım’ endişesi gözlemleniyorsa,dürüstlüğün yaşamdaki önemi ile ilgili paylaşımlarda bulunabilirsiniz. (bkz.dürüstlük)
Problemlere Çözüm Yolları Geliştirmeyi Öğretebilirsiniz…
Bazı çocuklar ‘Hayır’ demeyi çok başaramazlar. Başkalarını kırmamak için veya başka sebeplerle kendi düşüncelerini ifade etmeye çekinirler. Bu çocukların gelişimi için en güzel araç, kuklalar kullanarak hayır demeyi öğretmektir. Çocuğunuzun eline verdiğiniz bir kuklayı konuşturmasına yardımcı olabilirsiniz. Örneğin; ‘Ali bugün arkadaşının doğum gününe gitmek istemiyor. Çünkü…’, ‘Ayşe annesinin giydirmeye çalıştığı kazağı giymek istemiyor, çünkü…’ gibi yapılan pratiklerle bu çocuklar da duygu ve düşüncelerine zıt durumlarda kendilerini ifade etmeyi öğrenirler.
Çocuğunuza öğretmeniz gereken en önemli hususlardan biri de bir işte başarısız olduğunda, beklenmedik bir durumla karşılaştığında duygu ve düşüncelerini kontrol altında tutmayı öğretmektir.Çünkü yaşamda karşılaşacaklarımızı kontrol edemeyebiliriz; fakat düşüncelerimizi yönlendirebiliriz. Ör: ‘Girdiğim sınavda başarılı olamadım. Fakat şunları öğrendim…Tecrübelerimle yeniden sınava hazırlanabilirim!’ gibi ifadeleri duyan bir çocuk, olaylardan ders alarak yeniden başlaması gerektiğini öğrenebilir.
Çocukların benlik saygılarının gelişiminde problem çözme becerilerini kazanmış olmaları da etkili bir faktördür. Bu konuda çocuklara adım adım fırsatlar verilip, desteklenmelidir. (bkz. Problem çözme becerisi)
Birey Olarak Çocuğunuzu Fark Etmelisiniz…
İnsanlar birbirinden farklıdır. Bu nedenle çocuğunuzun birey olarak farklılığının fark edilip kabul görmesi –hem fiziksel hem de karakter özellikleri olarak- benlik saygısının gelişimi için çok önemli bir adımdır.
Bu farklılığı şu uygulamaları yaparak destekleyebilirsiniz:
Örn:
-Çocuğunuzun kendi parmak baskısını kağıt üzerine çıkarması sağlanabilir. Bu parmak baskıları incelenip, evdeki diğer bireylerinki ile kıyaslanarak her insanın özel olduğu paylaşılabilir
-Büyük bir kağıdı yere koyup üzerine çocuğunuzu yatırabilirsiniz. Çocuğunuzun etrafından çizerek oluşan kalıbını ona kestirebilirsiniz. Sonra üzerini dilediği gibi süslemesini isteyebilirsiniz.
-Ayna karşısında fiziksel görüntülerinizi siz ve çocuğunuz ifade edebilirsiniz
Bazı çocuklar kendi düşüncelerinin farkında olmazlar. Çevrelerinin fikri ile kendilerini yönlendirirler. Bu çocuklara sık sık kendi fikirleri sorulmalıdır. Örneğin;
-2 resimden en çok hangisini beğendin?Neden?
-İzlediğimiz filmde en çok ne hoşuna gitti?Neden? gibi…
Duygularını İfade Etmesine Yardımcı Olmalısınız…
Çocuğunuzun duygularının farkında olup, ifade etmesine yardımcı olmalısınız.Bunun için:
-Siz günlük yaşamda yaşadığınız olaylar ile ilgili duygularınızı ifade etmelisiniz. Örneğin:Arkadaşımın söz verip de gelmemesine çok kızdım!
Onun duygularını isimlendirip, fark etmesini sağlayabilirsiniz. Sık sık duyguları ile ilgili sorular sorabilirsiniz. Örn:Canın çok sıkkın görünüyor, bir şeye mi moralin bozuldu?
Duyguları inkar ya da bastırmak yerine ifade etmesine yardımcı olmalısınız. Yetişkinler günlük yaşamda kullanılan;
-‘Abla oldun artık. Böyle saçma şeylere ağlanılmaz
-Apartmandakiler böyle sesini duysa kim bilir neler düşünür?gibi ifadeleri çoğu zaman çözüm amacı ile kullanırlar. Ancak bu tür konuşmalar çocuğun duygularını red anlamına gelir. Bunun yerine;
-Bu durumlar seni çok üzdü., Arkadaşına kırılmışa benziyorsun! Gibi ifadelerle duyguları isimlendirilebilir.
Çocuklara farklı duyguların isimlendirilmesi öğretilebilir. Örn: korkmak kelimesinin içinde; endişelenmek, ürkmek, tedirgin olmak, kendini güçsüz hissetmek, paniğe kapılmak… gibi pek çok duygu gizlidir. Bu kelimelerin günlük yaşamda, yerli yerinde kullanılması çocuklara bunu öğretir.
Çocuklar duygularını daha çok resimle, müzikle ifade ederler. Ancak yine de kelimelerle ifade etmeyi de öğrenebilirler. Bunu destekleyici oyunlar oynanabilir. Örneğin ‘duyguları konuşturalım’ oyunu. Kartlara farklı yüz ifadeleri çizip hızlı bir şekilde gösterip, çocuktan gördüğünü önce yüzü ile ifade etmesi istenebilir.Daha sonra da duygunun adını söylemesi istenebilir
Günlük yaşamda ebeveynler duyguları doğru isimlendirmelidirler.Örn: ‘Meraktan ölecektim!’ Yerine ‘Sen gelmeyince çok endişelendim!’şeklinde kullanılabilir.
Çocuğun duygularını yansıtmasının bir hata olmadığını kendi yaşantınızdan da örnekler vererek gösterebilirsiniz. Örneğin; üzülünce ağlar, korkunca çığlık atmak isteyebiliriz. Çocuklar bu tür doğal tepkileri çevrenin eleştirisi ile veya yanlış modeller gördükleri için sergilemeye çekinebilirler. Bu konuda;
Çocuklarımıza rahat olmaları gerektiğini kendi hayatımızdaki neticelerinden örnekler vererek anlatabiliriz.Örn: kızgınlığı duygularımla ifade etmezsem başım ağrır gibi…
Duygularımızı güvenli bir şekilde rahatlatabilme yollarını öğretmeliyiz. Örn: Sinirlendiğinde öfke yastığını yumruklamak gibi…
Rahatlaması için birlikte bazı çalışmaları yapabileceğiniz öğretilebilir. Örn: yürüyüş yapmak, derin derin nefes almak, güzel hayaller kurarak içinde bulunduğu ortamın duygusal baskısından kurtulmak gibi…
Çocuğunuza Birlikte Hedef Belirlemelisiniz…
Çocuğunuzun yaşama dair hedefler belirleyip gerçekleştirmelerinin zevkini tatmaları için desteklemelisiniz:
-Hedeflerini önce küçük çapta gerçekleştirmenin tadını çıkartabilirsiniz, daha sonra büyütebilirsiniz.Örn:Önce aile içinde okuduğu şiirini daha sonra kalabalık bir salonda okuması gibi…
-Onu motive edici ifadeleriniz ile destekleyebilirsiniz.Tebrikler, bu konuda daha iyiye gidiyorsun
-Hedefine yönelik hayaller kurma saatleri yapabilirsiniz,. Örn: Uçağa binmişsin. Pilot koltuğuna oturmuşsun…
-Hedeflerine ulaştıklarında ödüllendirmelisiniz. ‘Artık her sabah ben hatırlatmadan yatağını topluyorsun!’ tebrikler
-Hedeflerini gerçekleştirirken onu sadece kendisi ile yarıştırmalısınız, başkaları ile değil
-Ebeveyn olarak çocuğunuzu iyi gözlemleyip kişiliğine, hazır bulunuşluğuna göre onu değerlendirmelisiniz
Çevre İle Desteklemelisiniz…
Çocuklarını sadece kendi çevrelerinde bulundurmak isteyen aileler vardır. Bu ebeveynler çocuklarını farklı ortamlara bırakmaktan çekinirler. Halbuki 0-3 yaş arasında ailesi ile sağlam bir bağ kuran çocuk, artık sosyal çevreye ihtiyaç duyar. Aile, imkanları çerçevesinde çocuğunu okul öncesi eğitim kurumlarına veya sosyal çevrelere girmesi için desteklemelidir. Bu desteklemeler çerçevesinde toplum önünde kendini ifade etme, sunum yapma fırsatları çocuğa verilebilir. Arkadaş çevresinin istifade edeceği olumlu özelliklere sahip olması çocuğun da model almasını ve gelişmesini destekler. Bu nedenle çocuğunuzun arkadaş çevresini, tanımalısınız.
Kişisel Gelişimini Fark Ettirmelisiniz…
Çocuğunuzun kendini değerlendirmesine, kendindeki gelişimleri fark etmesine yardımcı olabilirsiniz. Bunun için; resimlerini, faaliyetlerini biriktirerek birkaç ay ara ile inceleyerek aradaki farkı gösterebilirsiniz. Boy cetvelinde ölçümler yaparak uzama hızını gösterebilirsiniz.Daha önce başaramadıklarını hatırlatabilirsiniz. Ayakkabılarını bağlayabilmesini, bardağa sürahiden suyu boşaltabilmesini gibi…
Mükemmeli Sergilemeye Çalışan Çocuğunuza Endişelerini Aşması İçin Yardımcı Olabilirsiniz…
Mükemmeli uygulama amacından dolayı dıştan benlik saygısını eksik gözlemlenen çocukların yanlış yapma korkularını aşmalarına yardımcı olunmalıdır. Bunun için;
-Çocuğun yaptığı yanlışlardan çok, başarıları hakkında yorumlar yapılmalıdır.Çünkü bu çocuklar güçlü bir iç muhasebe yeteneğine sahip oldukları için kendilerini çok eleştirirler.
-Yetişkinler, kendilerinin de hata yaptıklarını, yanlışlıkları olabileceğini kendi aralarında konuşurken çocukların bunları duymasını sağlamalıdırlar.
-Çocukluklarında yaşadıkları ‘hata’ anılarını ebeveynler çocukları ile paylaşmalıdırlar. Böylelikle her çocuğun hata yapabileceğini çocuklar öğrenmelidirler.
-Hangi ortam ve zamanlara yönelik çocuğun korkuları var ise o alanla ilgili olarak evde pratikler yapılmalıdır. Alışık olduğu çevrede korkularını aşması sağlanmalıdır.Örn: Önce küçük gruplara aile içinde yapılan sunumlar ile toplum önünde kendini ifade etmeleri sağlanabilir. Bu grup daha sonra genişletilmelidir. Daha büyük grupların önünde anlatım, sunum görevleri ile endişelerinin giderilmesine çalışılmalıdır.
Kültürden İstifadede Dengeli Olmalısınız…
Toplumumuzda doğu ve batı bölgelerimizde görülen farklı
beklentilerine yönelik, her tür aşırılıktan kaçınarak orta yol bulmaya çalışılmalıdır.Her ebeveyn, küçüklüğünden itibaren aldığı eğitimi, geleneği, fıtratını masaya yatırmalıdır. Olan ile olması gereken arasındaki farkı gözlemleyerek kendisine bir plan yapmalıdır. Bu plan çerçevesinde de adım adım gelişimler sergileyerek çocuklarının geleceğini inşa konusundaki hassasiyetini ortaya koymalıdır.
Çocuğunuzun benlik saygısı eksikliğinin sebeplerinin ve çözümlerinin farklı olması sebebi ile sıraladığımız önerilerden yola çıkarak en uygun olan seçeneği kullanabilirsiniz.Bununla birlikte zaman zaman farklı durumlarla karşı karşıya kalabilirsiniz.Hastalık, kaza, ayrılık v.s.. Bu tür durumların etkisi ile bazen bilgisizlik bazen de ihmal sonucu çocuklarda benlik saygısı eksiklikleri olabilir.Ebeveynler her ne sebepten dolayı olursa olsun eğer çocuklarının benlik saygısını yeniden desteklemek istiyorlarsa bulundukları yerden başlayabilirler. Asla geç kaldıklarını düşünmemelidirler. Yeter ki içlerindeki azim ve ümidi yitirmiş olmasınlar.