Geri Dön

Osmanlı Devleti'nin Kısa Sürede Büyüme Nedenleri


Coğrafi Konumun genişlemeye elverişli olması
Osmanlı Devletinin bir uç beyliği olması sayesinde Moğol Devletinden uzaktı. Bizans sınırında olması sayesinde güçsüz olan Bizans yönünde genişlemesini sağlamıştır. Batı yönünde fetihler yapması da ticaret ve tarıma katkı sağlamıştır.

Bizans'ın eski gücünü kaybetmiş olması
Bizans'ta yaşanan iç sorunlar ve prensler arasındaki taht kavgaları sebebiyle artık eski gücünde değildi. Tekfur denen valiler; kralın emirlerine uymuyor, kafalarına göre şehirleri yönetiyordu. Osmanlı Devleti'ne karşı savaşlarda yenilmiş ve toprak kaybetmişti. Aynı zamanda Sırp ve Bulgar Balkan devletleriyle yaptığı savaşlarda ağır yenilgiler almıştır. Bu durum, Osmanlı Devleti'nin zor durumda olan Bizans'tan toprak alarak büyümesine olanak sağlamıştır.

Anadolu'da siyasi birliğin olmaması
Kösedağ savaşının kaybedilmesi ile Anadolu Selçuklu Devleti yıkılmış, yerinde küçük beylikler kurulmuştır.

Balkanlarda siyasi birliğin olmaması
Balkanlarda birçok devletin bulunması ve siyasi birliğin olmaması sebebiyle Balkanlarda birçok savaş yapılmaktaydı. Bu sebeple krallar halktan ağır vegiler alıyordu ve bu yüzden halk Osmanlı'yı bir kurtarıcı olarak görüyordu.

Türk beylikleri ile olumlu ilişkiler kurulması
Osmanlı Devleti belirli bir kuvvete sahip oluncaya kadar Türk beylikleri ile mücadele içerisine girmemiş, genellikle batı devletleriyle mücadele etmiştir. Çünkü aynı anda hem Bizans hem de Türk beylikleriyle mücadele etmek çok zor olurdu, üstelik ilk kurulduğunda en küçük beyliklerden biriydi. Osmanlı Devleti'nin Bizans'a karşı başarı elde ettiğini göre beylikler daha sonra Osmanlı'ya katılmıştır.

Merkeziyetçi bir devlet yapısının olması
Kuruluş dönemi boyunca Osmanlı Devleti merkeziyetçi bir yönetim izlemiştir. Merkeziyetçi yönetime göre ülke tek bir yerden yönetilir, kararı merkez verir ve uygular. Osmanlı Devleti diğer devletlerde yaşanan taht kavgalarını önlemek yerine, eski Türklerin benimsediği "Ülke hanedanın ortak malıdır." anlayışı yerine, I. Murat zamanında "Ülke hükümdar ve oğullarının ortak malıdır." anlayışı benimsenmiştir. Fatih döneminde ise taht kavgalarının ulusal çapta büyümesini engellemek için kardeş katline izin vermiştir. En son olarak I. Ahmet döneminde tahta hanedanın en yaşlı ve akıl problemleri olmayan kişinin geçmesi anlamına gelen "ekber ve erşed" kuralı benimsenmiştir. Tüm bu getirilen kural ve sistemler Osmanlı Devleti'nin taht kavgalarını önlemeyi amaçlamış, uzun süre ayakta kalmasını sağlamıştır.

Gaza ve cihad politikasının benimsenmesi
Gaza ve cihad anlayışı, islamiyeti korumak ve yaymak amacıyla gayrimüslim devletlere karşı yapılar savaşladır. Bu anlayışın diğer Türk beyliklerde de olması sayesinde bu beyliklerle iş birliği kurulmuştur.

Hoşgörü ve adaletli yönetim anlayışının olması
Osmalı Devleti fethetdiği yerlerdeki halkın dinine, diline ve kültürüne karışmamış; onların özgürce yaşamalarına izin vermiştir. Buradaki halka zulmetmemiş, onlara karşı iyi ve hoşgörülü davranmıştır. Bu sayede fethedilen yerlerdeki halkın güveni kazanılmıştır.

İskan politikasının uygulanması
İskan politikası ise Osmanlı Devletinin Anadolu ve diğer işgal edilen yerlerdeki insanların Türkleşmesini sağlamak amacıyla Türk soyundan insanları yeni fethedilen yerlere kültürel etkileşim sağlamak amacıyla yerleştirmesidir. Osmanlı Devleti bu yerleştirilen Türklerden vergi almayarak tarım yapmasına destek olmuştur. Ayrıca şehirlere, bazı mimari eserler inşa edilmiştir. Devlet, bu eserler sayesinde fethedilen bölgelerde kalıcılığı sağlamıştır. Bunu Selçuklu Devletinin Anadoluya Türk Beylerini gönderip beylik kurmasına izin vermesiyle Anadolunun Türkleşmesine benzetebiliriz. İskan politikası Osmanlı Devletinde genellikle Rumeli kesiminde görülmüştür. Bunu Rumelideki birçok Osmanlı medreselerinden, camiilerinden, çeşmelerinden görebilirsiniz. İskan politikasını uygulayan ilk kişi Orhan Bey iken, düzenli olarak uygulamaya geçiren padişah ise I.Murat tır.

Padişahların yetenekli olması
Küçük yaşta şehzadelerin iyi eğitilmesi ve tecrübe kazanması için sancak sisteminin uygulanması sayesinde şehzadeler olgun bir padişah olabilmiştir.

Ahilerin desteğinin alınması
Ahiler, Anadolu'da esnaflardan oluşan ticaret ve zanatkarlıkla ilgili işlerle ilgilenen teşkilattır. Bu teşkilatın amacı esnafları ve devletin çıkarlarını korumaktır. Bu teşkilat üyeleri arasında güçlü bir dayanışma ve zor durumda yardımseverlik vardı. Ne zaman birisinin sıkıntısı varsa bu teşkilat bu kişilere yardım ederdi. Bu teşkilatın liderlerinde şeyh denir. Ayrıca Osman beyin karısının babası olan Şeyh Edebali bu kişilere örnektir.