Deyimler Sözlüğü Kan çıkmak Cinayet işlenmek, kan dökülmek. Şu adamı götürün gözümün önünden, yoksa kan çıkacak. Zemin hazırlamak Bir işin gerçekleştirilmesi için uygun ortam hazırlamak, meydana getirmek. Suya sabuna dokunmamak Sakıncalı konulardan uzak durmak, davranışlarıyla birilerini incitmeyecek yol tutmak. Başına gelen son belâdan sonra suya sabuna dokunmamaya karar verdi. Katı yürekli Acımasız, merhametsiz, acı veren şeylere aldırmayan. Onun gibi katı yürekli bir insan daha görmedim desem yeridir. Maaşa geçmek Aylığa geçmek, çalıştığı yerden ücret almaya başlamak. Maaşa geçtiği günün ertesinde onu işten çıkardılar. Külünü (göğe) savurmak Bir şeyi tamamiyle bitirip yok etmek, harcayıp tüketmek, telef edip bir şey bırakmamak. Söz kesmek Evlenmek için anlaşıp kesin karar vermek. Söz kesildi, iki ay sonra düğün olacak. Hesap etmek 1. Kazançla gideri karşılaştırıp bir sonuca ulaşmak. 2. Düşünmek, tasarlamak, ayrıntıları gözden geçirip ihtimalleri değerlendirmek. Hesap etmeden sakın işe girişmeyin! Kul köle (veya kurban) olmak Tam bir doğruluk içinde gönülden bağlanmak, bağlılığın gerektirdiği fedakârlığı yapmaya hazır olmak. Ev açmak Ayrı bir eve çıkmak, yerleşmek. Evlendikleri günün ertesinde ev açmaya karar verdiler.
Kan çıkmak
Cinayet işlenmek, kan dökülmek. Şu adamı götürün gözümün önünden, yoksa kan çıkacak.