Deyimler Sözlüğü Puan almak 1. Spor karşılaşmalarında sayı kazanmak. 2. Bir test imtihanında herhangi bir puan elde etmek. Şu sorulardan hiç puan alamayacağımı sanıyordum. Burnunun dikine gitmek Kendisine verilen öğütlere kulak asmayıp kendi bildiği gibi davranmak, istediğini yapmak. Burnunun dikine gidersen, işte böyle eline yüzüne bulaştırırsın işi. Gözden kaçmak Farkına varılmamak, ortadan çekilmek, görülmemek. Nasıl oldu da gözden kaçırdık onu. Mesele çıkarmak Üzüntü verecek, içinden zor çıkılacak, bir anlaşmazlığa sebep olacak bir durum oluşturmak. Haydi, bir mesele çıkarmadan çekip gidin buradan. Bir dediği iki olmamak Her istediği hemen yapılmak, yerine getirilmek. O, bir dediği iki olsun istemiyordu. Ateşten gömlek İçinde bulunulan acı, sıkıntılı, dayanılmaz durumu anlatmak için söylenir. İflas etmem, ateşten gömlek giymem demektir. Nerede akşam orada sabah Gece kalacağı bir yeri yok, neresi rast gelirse orada kalıp yatar anlamında kullanılır. Elini kolunu sallaya sallaya gelmek Bir işten sonuç almaksızın dönmek, gelirken hiçbir armağan getirmemek. Diz boyu Dize kadar (yükseklik veya alçaklık için). Çukuru diz boyu kazmışlardı. Tuzluya mal olmak Oldukça çok para harcanarak sağlanmış olmak. Arabayı tamir ettirdik ama tuzluya mal oldu.
Puan almak
1. Spor karşılaşmalarında sayı kazanmak.
2. Bir test imtihanında herhangi bir puan elde etmek. Şu sorulardan hiç puan alamayacağımı sanıyordum.