Deyimler Sözlüğü Yük altına girmek Sorumluluk gerektiren, ağır bir görevi kabul etmek. Desene boş yere yük altına girmişiz biz. Devede kulak Bütüne göre çok ufak bir parça. Onun yaptığı iş devede kulak kalır. Maaşa geçmek Aylığa geçmek, çalıştığı yerden ücret almaya başlamak. Maaşa geçtiği günün ertesinde onu işten çıkardılar. Özenip bezenmek Çok özen gösterip titizlikle, ayrıntılarına varıncaya değin ele almak. Teselli bulmak Avunmak. Tavşanın suyunu suyu İki şey arasında çok uzak bir ilgi olduğunu anlatmak için kullanılır. Havsalası almamak Aklı kabul etmemek. Nasıl yaparsın bana bunu, hâlâ havsalam almıyor. Hık demiş burnundan düşmüş Her durumuyla ona çok benziyor anlamında kullanılır. Oğul vermek Oğul arılarının bir bölüğü kovandan ayrılıp başka bir kovana gitmek, yeni bir oğul arısı topluluğu meydana getirmek. Tatlı sert Kırmamakla birlikte yumuşak da olmayan söz ya da davranış.
Yük altına girmek
Sorumluluk gerektiren, ağır bir görevi kabul etmek. Desene boş yere yük altına girmişiz biz.