Deyimler Sözlüğü Dile (dillere) düşmek Hakkında dedikodu yapılmak. Allah kimseyi dile düşürmesin, kadıncağız sokağa çıkamaz oldu. Yere göğe koyamamak Çok önem vermek, nasıl ağırlayacağını ve memnun edip mutlu kılacağını bilememek. Başı altından çıkmak Kötü bir şey, kötü bir durum, birinin gizli düzeni ve tertibiyle meydana gelmek. Böyle şeyler bilirim ki senin başının altından çıkar, şimdi bana doğruyu söyle, kim kırdı vazoyu. Pabucu dama atılmak Kendisinden üstün birinin çıkmasıyla gözden düşmek, değer ve itibarını kaybetmek. Yeni bir elektrikçi aldılar, desene Murat`ın pabucu dama atıldı. Ayağa kalkmak 1. Hasta iyi olmak. 2. Saygı göstermek için oturma durumundan ayak üzeri duruma geçmek. 3. Telâşlanmak, heyecanlanmak. 4. Dikilmek, ayakları üzerinde durmak. Dedem nihayet ayağa kalktı. Çekip gitmek Savuşmak, bırakıp gitmek, kimseye danışmadan ayrılmak. Aradığını bulamayınca çekip gitti. Ne fayda Artık neye yarar. Külünü (göğe) savurmak Bir şeyi tamamiyle bitirip yok etmek, harcayıp tüketmek, telef edip bir şey bırakmamak. Ateşe vermek 1. Bir yeri bilerek yakıp yok etmek. 2. Aşırı ölçüde telâşlandırmak. 3. Bir toplumu, bir ülkeyi kargaşalık içine sürükleyerek yıkıma uğratmak. Dış güçler yerli işbirlikçilerle anlaşarak ülkeyi ateşe verdiler. Anca beraber, kanca beraber Birbirimizden ayrılmayacağız, işler iyi de gitse, kötü de gitse hep birlikte yapacağız, beraberliği bozmayacağız. Bu toprağı yalnız ben mi atacağım, hayır arkadaşlar; haydi anca beraber, kanca beraber.
Dile (dillere) düşmek
Hakkında dedikodu yapılmak. Allah kimseyi dile düşürmesin, kadıncağız sokağa çıkamaz oldu.