Deyimler Sözlüğü Birbirine düşmek Aralarında anlaşmazlık çıkıp birbirlerine kötü bakmaya başlamak. Çocukların kavgası yüzünden birbirlerine düştüler. Lokmasını saymak Birinin ne kadar yediğine bakmak, çok yiyeceğinden korkmak. Canla başla Seve seve, her türlü zorluğa göğüs gererek, var gücüyle, hiçbir fedakârlıktan kaçınmayarak. Hepsi canla başla çalıştı. Hastası olmak Bir şeye çok düşkün olmak. Bizim oğlan köpek hastası, hiç kapıdan eksik etmiyor. Okka çekmek Hacminden daha fazla ağır gelmek. Gözü doymak Çok istenen bir şeye kavuşup, artık istemez duruma gelmek. Sanırım şimdi gözün doymuştur, daha istemezsin artık. Lafı ağzında kalmak Söyleyeceğini söylemeye zaman bulamamak, konuşmasını bitirememek. Yüzünü ağartmak Yakınlarının övünç duymasına neden olacak beğenilir bir iş yapmak. Şöyle böyle 1. Ne iyi ne kötü, orta derecede. 2. Hemen hemen, aşağı yukarı, yaklaşık olarak. Şöyle böyle üç yıl oldu onunla görüşemedik. Tam takır kuru bakır İçinde hiçbir şey yok, bomboş. Tam takır kuru bakır bir ev bırakıp gitmişler.
Birbirine düşmek
Aralarında anlaşmazlık çıkıp birbirlerine kötü bakmaya başlamak. Çocukların kavgası yüzünden birbirlerine düştüler.