Deyimler Sözlüğü Pişmiş aşa su katmak Yoluna girmiş, bitmek üzere olan bir işi bozmak ya da aksatmak. Pişmiş aşa su katabilir, onu buraya sokmayın. Can damarı Bir şeyin en önemli noktası, en mühim unsuru; bir şeyin yaşaması için en önemli araç. Babam evin can damarıdır. Muradına ermek Dileği gerçekleşmek, çok istediği şeye kavuşmak. İnşallah muradına erersin kızım. Kıt kanaat (geçinmek) Yoksulluk içinde, zar zor ve güçlükle (geçinmek). Bir zamanlar biz de kıt kanaat geçiniyorduk. Göz nuru dökmek Göz emeği harcamak; gözün dikkatini, elin emeğini gerektiren ince bir iş yapmak ve işte uzun süre çalışmak. Onca göz nuru döktüğü el işleri ürünleri çok ucuza satılınca kahroldu. Soğuk nevale Sevimsiz, söz ve davranışları sıcak olmayan, insanlardan uzak duran kimse. Alttan (aşağıdan) almak Sert konuşan birine karşı yumuşak, olumlu, onu haklı görüyormuş gibi tavır almak. Amacına ulaşmak istiyorsan onunla konuşurken alttan al, pes perdeden konuş. Beynine girmek 1. Akla uygun gelmek. 2. Bir kimseyi türlü yollara baş vurarak bir şey yapmaya inandırmak, kandırmak. 3. Ezberlemek, aklında tutmak. Ne kadar okursam okuyayım beynime girmiyor. Ucu bucağı olmamak Bir yer çok geniş, sonu yokmuş gibi olmak. Kafamı kaldırıp şöyle bir baktım, ovanın ucu bucağı görünmüyordu. Zırnık (bile) vermemek Az da olsa, en ufak bir şey de olsa vermemek. Ona bu mirastan zırnık bile koklatmayacağım.
Pişmiş aşa su katmak
Yoluna girmiş, bitmek üzere olan bir işi bozmak ya da aksatmak. Pişmiş aşa su katabilir, onu buraya sokmayın.