Türkçe Sözlük gerekçe Gerektirici sebep, esbabımucibe: vahdet Birlik, teklik. şapşalca Şapşala yakışır (bir biçimde). zat Kimse, kişi: kamarot Gemilerde yolcuların hizmetine bakan görevli: dimağ Beyin. bağ Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel gibi düğümlenebilir nesne. kaşık Sulu veya bazı ufak taneli yiyecekleri ağza götürmeye yarayan, saplı sofra aracı. malatya yok muhalif Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışta karşı olan, aykırı olan:
gerekçe
Gerektirici sebep, esbabımucibe: