Eğitim Portalı
Son Eklenen Dosyalar
Fotoğraf Galerisi
Canlılar Alemi
Canlılar Alemi

Canlılar Alemi


Ekleyen : Biyoloji Zümresi
İndirme Sayısı : 1371
Ekleme Tarihi : 06.07.2010 13:22:20
Boyut : 19,8 Kb
Etiketler : lise, biyoloji, Canlılar Alemi

»»» Dosyayı İndir «««

Canlılar Alemi

 



CANLILAR ALEMİ

Canlılar alemini iki ana bölüme ayırırız.(Ökaryotlar prokaryotlar)

PROKARYOTLAR

Prokaryotları diğer adıyla monera alemini virüsler bakteriler riketsiyalar mavi-yeşil algler olarak sınıflandırırız.

Virüsler:Virüsler canlı dışında tamamen cansız olup ancak canlı vücuduna girdikten sonra canlılık özelliği gösterirler.Bu yüzden virüsler;tabiatta hem canlı hem cansız özellik gösteren tek varlıktır.çünkü normal bir hücre kristal hale gelemez veya kristal hale gelen hücre tekrar canlılık özelliği gösteremez.Virüsler stoplazmalarına ve kendilerine ait metabolizmaları bulunma;üzerinde yaşadığı canlının metabolizmasından faydalanır.Çok küçük olan virüsler canlı organizasyonunun en alt basamağında kabul edilir.Her virüs çeşidi vücudun belli yerlerine girer ve çoğalırlar.Latince zehir anlamına gelen virüsler antibiotiklerden etkilenmezler,ancak fiziksel ve kimyasal faktörlerden etkilenirler.Virüslerin çoğu hastalığa sebep olur.Hatta bazı kanserlerin bile sebeplerinin virüsler olduğu düşünülmektedir.Virüsler bulundukları canlılara göre;bitki virüsleri,hayvan ve insan virüsleri,bakteri virüsleri olmak üzere 3 gruba ayrılır.Virüsler şekillerine göre;küresel virüsler,çubuk şeklinde olan virüsler ve bakteri virüsleri olmak üzere 3 gruba ayrılır.Virüsteki protein kılıf ve nükleik asit ,virüsün kendine has şeklini verir.Özellikle faj tipi virüslerde kılıfın devamı olan kuyruğun ucundaki uzantılar,virüsün parazit yaşadığı canlıya yapışmasını sağlar.Kuyruk ucundaki çıkıntılarda bulunan özel enzimler bakteri duvarını eritmeyi sağlar.Virüslerde bulunan bu enzimler metabolik faaliyetlerde ve enerji üretiminde kullanılmaz;sadece genetik materyalin başka bir hücreye aktarılması sırasında başka bir hücrenin zarını eritmek için kullanılır.Sonuçta ise virüsün nükleik asidi bakteri içine girer,kılıf dışarıda kalır.

Riketsiyalar: Riketsiyalar virüslerden daha ileri bir yapı gösterirler.Bununla birlikte bazı yönleriyle virüslere ve bakterilere benzerler.Riketsiyalar bakterilerden küçük olup küre ve çomak şeklindedir.Riketsiyalar hücre içinde zorunlu parazit olarak yaşarlar;filtre edilmezler,normal ışık mikroskobunda çok zor görünürler.hücre dışında metabolizmalarını sürdüremezler.Bakterilerde bulunan enzimlere sahip olup amitoz bölünme ile çoğalırlar.Riketsiyalar bit,pire ve kenelerin sindirim sisteminde bulunurlar.Riketsiyaların birçok özel aşısı bulunur;bununla birlikte,keneleri ve mikropları taşıyan kemirgenleri yok etmek başlıca korunma yolları arasındadır.

Bakteriler:Bakteriler çoğunlukla yaralı küçük canlılar olarak karşımıza çıkmaktadır.bunun yanı sıra Zaralı olanları da vardır.Bir bakteri hücresi en küçük bir ökaryotik hücrenin binde biri hacme sahiptir.Bakteriler dünyada en çok sayıda bulunan canlılar olup ,dünyada bulunmadığı yer yok gibidir.Bakteriler biyolojik çalışmalarda en çok kullanılan canlılardır.Bakterilerin çekirdek zarı ,mitokondri ve kloroplast gibi zarlı organelleri bulunmaz.Stoplazmaların da sadece bakterilere özel ribozom organeli bulunur.Stoplazma ise stoplazma zarı ile çevrilmiştir.Bazı bakterilerin zarlarında solunum enzimi,fotosentez enzimleri ve çeşitli uyarıları alan resptörleri vardır.Zarın etrafında ise hücre duvarı bulunur.Bakterilerin çoğu zardan yapılmış kamçı adı verilen uzantılara sahiptir.Bakteriler bu kamçılar sayesinde sulu ortamlarda hareket eder. Ayrıca stoplazmaların da gaz kofulları da bulunur.Bazı bakteriler ortam şartlarının bozulmasınz karşın kuvvetli endosporlar meydana getirirler.Endospor bakteri ortasında veya kenarında bulunan küre veya oval şeklindeki yapılardır.Endosporların kuru bir ortamda 60 yıl canlılığını koruduğu gözlenmiştir.Spor oluşumu bir üreme değildir.Bu oluşum çevrenin olumsuz şartlarına karşın direnme şeklidir.Spor oluşumu genelde basillerde görülür;küresel bakterilerde çok az görülürken spiral bakterilerde ise hiç görülmez.

Mavi-yeşil algler:Mavi yeşil alglerin bazıları bakteriler kadar küçük olmakla beraber ya tek hücre halinde yada koloni halinde bulunurlar.Bazıları ise ipliksi yapı gösterirler.Hücre çeperinin yapısında selüloz ve pektin bulunur.Çeper aynı zamanda hücrenin salgıladığı müsilajla örtülüdür.Hücrenin merkezinde bulunan stoplazma renksiz olup burada DNA molekülü bulunur.Renksiz stoplazmayı ise renkli bir kısım çevreler.Bu kısımda yeşil renkli klorofil molekülü ile mavi renkli fikosiyanin pigmenti; bazı türlerde ise kırmızı ve sarı pigmentler ve RNA molekülleri görülür.Fotosentetik mavi yeşil algler , yeşil alglerden ziyade daha çok fotosentetik alglere benzerler.Yalnız ,fotosentetik bakteriler oksijen üretemedikleri halde bunlar üretirler.Mavi yeşil algler en basit algler olup mikroskobiktirler.Ayrıca mantarla likenlerin yapısına girerler.Yine havanın azotunu tutarak toprağın verimli hale gelmesini sağlarlar.Kötü şartları endospor oluşturarak atlatırlar.Mavi yeşil algler yeryüzünün bütün bölgelerine yayılmışlardır.Yaşadıkları ortamda hiç hoş olmayan bir tat ve koku oluştururlar.Suda yaşayan türler ihtiva ettikleri gaz sayesinde su yüzeyinde tutunabilirler.Bunların eşeysiz üremesi sporla görülür.Eşeyli üreme görülmez.



ÖKARYOTLAR
PROTİSTA ALEMİ

Kamçılılar:Vücutlarının ön kısmında kamçı bulunduran tek hücreli canlılardır.Bu kamçılar sayesinde çok hızlı hareket edebilir ve besinlerini temin edebilirler.Bunların kloroplastları olmadığı için hetetrof beslenirler.Katı maddeleri besin kofulunda sindirirler.Bununla birlikte büyük çoğunluğu geviş getiren hayvanların işkembelerinde olduğu gibi simbiyotik yaşarlar.Bir kısmı ise hastalıklara sebep olurlar.İki çeşittir:Tripanosoma gambiense,Leishmania tropica.

Kök Ayaklılar:Bunlar tek hücreli canlılar olup ,toprak,tatlı su ve denizlerde yaşarlar.Genellikle zararsızdırlar,fakat parazit yaşayan türleride bulunur.Bunlarda besin alışverişi ve hareket sitoplazma uzantıları olan pseudopod denilen yalancı ayaklarla gerçekleşir.Kök ayaklılar üç gruba ayrılır:Amoeba proteus(Amip),Entamoeba histolytica(Amipli Dizanteri),Radiolaria

Sporlular:Omurgasız ve omurgalı hayvanların hücre içinde ve hücre arasında parazit olarak yaşarlar.Bu canlılar hareket için özel bir yapıya sahip olmayıp vücutlarının esnek yapısı sayesinde(kasılıp gevşeyerek)hareket edebilmektedirler.Bunlar parazit olduğundan besin kofulları ve kontraktil kofulları bulunmaz.Sporlu canlılarda konak ve döl değişimi olduğundan eşeyli(sporgoni) ve eşeysiz (şizogoni) çoğalma birbirini takip eder.Bu canlılarda en iyi bilinen örnek sıtma hastalığına sebep olan plazmodium dur.

FUNGİ (MANTAR) ALEMİ

Mantarlarda klorofil bulunmadığından dolayı fotosentez görülmez.Kendileri için gerekli besinleri dışarıdan alırlar.Kök,gövde ve yaprakları yoktur.Bunun yerine hücrelerin birleşmesiyle hif denilen iplikler oluşur.Hifler birleşerek miselyum denen telleri oluştururlar.Mantarlar parazit,çürükçül veya başka canlılarla ortak olarak yaşayabilirler.Hücrelerinde birden fazla çekirdek bulunur.İki ana gruba ayrılır:
Cıvık Mantarlar:Belli bir hücre şeklindedir.Stoplazmalarında birden fazla çekirdek bulunur ve Amip’e benzerler.Üremeleri saplı sporlarıyla olur.

Gerçek Mantarlar:Genellikle çürükçül ve parazit olarak yaşarlar.Likenlerde olduğu gibi,mutualist yaşayanlarıda vardır.Maya mantarları gibi bazı türler hariç genellikle çok hücrelidirler.Sporla, eşeyli olarak ve tomurcuklanmayla çoğalırlar.İnsanlar tarafından besin ve ilaç yapımında kullanılır.

BİTKİLER ALEMİ

Bitkiler Alemi
Tohumsuz (Çiçeksiz) Tohumlu (Çiçekli)
1)Karayosunları1)Açık Tohumlular2)Kapalı Tohumlular
a)Ciğer otlarıa)Kozalaklı Bitkiler a)Monokotiller
b)Yaprak kara yosunu KöknarBuğday
2)Eğrelti otları Ladin Soğan vb.
a)Kibrit otları Sedir b)Dikotiller
b)Eğrelti otları ÇamGül
c)At kuyruğu Servi Tütün
Ardıç Fasulye vb.

Bitkiler fotosentez yapan ototrof organizmalardır. Bitkiler hayvan ve insan temel besin kaynağıdır. Besin zincirinin ilk halkasını bitkilerle başlar. Bitkiler yüksek organizasyonlu canlılar grubuna girer. Bunların kök,gövde, yaprak gibi organları bulunur. Bu yapılar canlıda düzenli bir birliktelik vardır. Bitkiler incelendiğinde tohumlu ve tohumsuz olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Tohumsuz bitkiler kök ,gövde ve yaprakları fazla gelişmemiş basit bitkilerdir. Bunlarda üreme metagenez adı verilen döl almaşı ile olur. Tohumlu bitkiler gelişmiş olup,üreme organları çiçeklerdir. Çiçekli bitkilerde eşeyli üreme görülür. Fakat eşeyli eşeyli üremenin yanı sıra eşeysiz üreme tipleri görülür.
A-)Tohumsuz Bitkiler
Karayosunları ve eğrelti otları olmak üzere iki gruba ayrılır.

1-)Karayosunları

Genellikle nemli, taş ,toprak ve ağaçlar üzerinde yaşarlar. Bunlar suda çoğalır. Fakat gelişimleri karada olur. Gerçek kök, gövde ve yaprakları yoktur. Yapraksı bir özellik gösterirler. Rizoit adı verilen köksü yapılarıyla bulunduğu zemine tutunurlar.Karayosunları kurak havalarda suyunu kaybetse dahi ortam nemi eskiye döndüğünde tekrar yeşeririler. Karayosunlarının en önemli formları ciğer otları ve yapraksı karayosunlarıdır.

2-)Eğrelti Otları

Tohumsuz bitkilerin en gelişmiş formlarıdır. Bazı kaynaklarda tohumlu bitkilerden tohumlu bitkiler oluşurken arada kalmış bir form olarak ele alınır. Eğrelti otlarının bir kaç cmlik küçük formları olabildiği gibi büyük, ağaçsı formları dahi vardır. Çok geniş bir alana yayılırlar. Genellikle bol yağışlı, tropikal bölgelerde yaşarlar. Bunlarda kök,gövde ve yaprak yapıları vardır. İlk defa bitkiler aleminde iletim demetleri bu bitkilerde görülür.Eğrelti otlarının en önemli formları; kibrit otları, eğrelti otları ve at kuyruğudur.

B-)Tohumlu Bitkiler

Bitkiler aleminin en gelişmiş formlarıdır. Tek yıllık otsu alabildikleri gibi, çok yıllık odunsuda olabilir. Örneğin;Buğday tek yıllık otsu ,çam ağacıda çok yıllık odunsudur. Her mevsim filizlerden yaprak ve çiçek meydana gelir. Çiçek dıştan içe incelendiğinde ,çanak yaprak,taç yaprak ve üreme organları meydana gelir.

Bir çiçekte hem erkek hem dişi organ birlikte bulunuyorsa, bu tür çiçeklere hemofradit (erselik=çift eşeyli)çiçek denir. Bazen erkek ve dişi organlar aynı bitki üzerinde fakat farklı çiçeklerde bulunabilir.Böyle bitkilere tek evcikli (mancik)bitki denir.
Bazı bitkilerde ise erkek ve dişi çiçekler ayrı ayrı bitkilerde bulunur. Bu bitkilerde de çift evcikli (dioik) bitki denir.
Monoik bitkilere örnek olarak çamları, dioik bitkilere örnek olarak söğütleri verebiliriz.
Tohumlu bitkiler, tohumları taşıyan karpel adı verilen yapıların açık veya kapalı olmasına göre ikiye ayrılır.

1-)Açık Tohumlu Bitkiler

Döllenme sonucu meydana gelen tohum karpellerle çevrilmemişse yani karpel üzerinde açıkta bulunuyorsa böyle bitkilere açık tohumlu bitki denir. Bunlar çok yılllık odunsu bitkilerdir. Yaprakları iğne veya pul şeklindedir. Yapraklarını çok yavaş dökerler Bu yüzden her mevsim yeşil gözükürler. Bunların çiçekleri tek eşeylidir. Tozlaşma genelde rüzgarla olur. Çiçekleri örten yapraklar gelişmemiştir. Çiçekleri kozalak halinde bulunur. Kozalakların pulları açılınca tohumları düşer. Yapraklarının pul yada iğne gibi olması, yaprak yüzeylerin reçineyle örtülü olması , stomaların az ve yaprağın iç kısımlara gömülü olması ve hücre metabolizmanın yavaş olması açık tohumların kurak ortamlara adepte olmasını sağlamıştır.
Açık tohumlular kozalaklar sınıfında incelenir.
a-)Kozalaklar:Ekolojik olarak büyük öneme sahiptir. Çünkü dünyadaki büyük ormanların çoğunu bunlar oluşturur. Hayvanların besin ve barınak ihtiyacını karşılar. Sağlam bir kök sisteme sisteme sahip olduğunda erozyonu önler. Endüstride büyük önemi kozalaklar şunlardır:Köknar, Ladin, Sedir, Çam, Selvi, Ardıçlardır.


2-)Kapalı Tohumlu Bitkiler

Bitkiler aleminin en fazla çeşit içeren grubudur. 12000 kadar ans, 250000 kadar tür içerir. Çoğu kültüre alınmıştır. Kapalı tohumlu embriyolarından çıkan çenek (katileden=ilk yaprak) sayısına göre tek çenekli ve çift çenekli olmak üzere 2’ye ayrılır. Tek çeneklilere monokotil,çift çeneklilerede dikotil adı verilir. Bu sınıfın bariz farkları şunlardır:



MonokotilDikotil
- Embriyoda tek kotil çıkar-Çift kotil vardır.

- Yapraklarda paralel damarlar vardır. -Ağsı damarlara

- Küçük saçak kök bile sisteme sahiptir-Bir büyük ana kök ve ana köke bağlı yan kökler vardır.
- Gövdede iletim demetleri dağınık-Kambium bulunduğundan gövde de iletim demetleri düzgün dizilmiştir.
dizilmiştir. Kambium bulunmaz-Hem yıllık otsu, Hem çok yıllık odunsuolabilir.
- Genelde tek yıllık otsudur.-Kuşburnu(Rosa canina ), Söğüt(salix alba),Zeytin (olea europa), Karadut (Morus nigra), tütün (nicotiana tubacum)

- Soğan(Allium cepa),sarımsak (allium Çay(Tea cinensis), Ceviz (Juglans regia), Fasülye (Phasulus vulgaris)
satium),süsen(İris germenica),mısır
(Zea mays),buğday(Triticum vulgare)

HAYVANLAR ALEMİ

Hepsi hetetrof organizmalardır. Çoğunlukla hareketlidirler. Büyüme ve gelişme sınırlıdır. Çoğunda bitkilerde olmayan sinir sistemi görülür.Hayvanlar alemi 3 grupta incelenir. Bu gruplar iskelet yapısına göre oluşturulmuştur.

A-)Omurgasızlar

İç iskeleti olmayan fakat bazılarında dış iskelet bulunan hayvanlardır. Çoğunda basit bir sinir sistemi vardır. Omurgasızları oluşturan hayvanların gelişim sırası(evrimsel gelişimi)şöyledir:

1-)Süngerler(Parifera)
Herhangi bir gelişmiş sisteme sahip değillerdir. Tatlı ve deniz sularında yaşarlar. Yapı itibariyle mezenşim adı verilen boşluklar ve bunların etrafında bulunan hücre gruplarından oluşmuştur.
Süngerler euronik gelişimini mezaderm tabakasında tamamlarlar. Bu yüzden sistemler oluşmamıştır. Süngerlerin set yapısını sponjin adı verilen ipliksi yapılar oluşturur.Sponjin bir iç iskelet gibi süngerin bütün yüzeyini sarar .Bu yapı organik ve inorganik maddelerden meydana gelmiştir. Süngerler sularda genelde büyük gruplar halinde yaşarlar Eşeyli üreyebildikleri gibi eşeysiz(tomurcuklanarak)’da çoğalırlar

2-)Sölenterler(hidra)
Süngerler gibi ekdo ve endoderm tabakasından oluşmuştur Mezensm boşluğa karşılık bunlarda gastrovasküler boşluk bulunur Vücutlarından tentakül adı verilen kollar çıkar. Bu kollarda onu içeren kapsüller bulunur.Bununla avlarını felç edip yakalarlar. Sölenterler yapı itibari ile boş bir sürahiye benzer. Vücut boşluğuna hem besin alıp hem de boşaltım maddelerini atarlar. Vücut boşluğunun etrafı 1-2 sıra hücre ile kaplıdır. Bu boşluk canlılının tüm sistemlerini vazifesini yapar. Sölenterler le örnek olarak; deniz anası,mercan ve hidralar verilebilir.

3-)Çarklı Hayvanlar:(Ratifera)
Bunlar sularda yaşayan çok hücreli çoğunluk mikroskobik canlılardır.Bunların karakteristik özelliği ağız kısmında taç şeklinde sillerin bulunmasıdır. Bunlar sayesinde hayvan besin yakalar. Bazılarında ışığa duyarlı nokta gözler bulunur. Sularda yaşayan küçük balıkların başlıca besin kaynağı bunlardır. Örnek olarak çan hayvanı(vaticella)ve su perisi (Dapnia)

4-)Yassı Solucanlar:(platyhelmintes)
Vücutları yassılaşmış tatlı deniz sularında yaşayan bir kısmı da rutubetli nemli topraklarda yaşayan hayvanlardır.Çoğunluğu iç parazit olarak yaşar. Bu canlıların en önemlileri planerya,tenya ve karaciğer kelebekleridir. Planerya bu grubun en önemli cinsidir. Tatlı sularda taşlar altında küçük bitkisel ve hayvansal. organizmalarla beslenirler. Işığa duyarlı iki tane gözleri vardır. Vücutlarında ağız ve anüs vazifesi gören açıklık bulunur. Burası gastrovasküler başlık adı verilen karın boşluğuna açılır. Bunlarda olcu adı verilen hücre gruplarını oluşturduğu protonefriyum tipi boşaltım yapısı bulunur. Bu yapıyla sadece vücuttaki fazla su atılır. Amonyak gibi atıklar vücut yüzeyi ne dışarı atılır. Yassı solucanlar hermofradittir. Yani hem yumurta, hem sperm üretebilirler.Fakat eşeyli çoğalırlar Planerya kapan parçalarını tamir edebilme özelliğine sahiptir.Bu şekilde rejenerasyon ile de çoğalabilirler.
Planerya 0,3-3 cm boyunda bir canlıdır.

5-)Yuvarlak Solucanlar:(Nemotoda)
Ekolojik yönden büyük öneme sahiptirler. Bunlar toprak ,tatlı su,tuzlu su sedimentlerinde yaşarlar. Bir kısmı ise hayvan ve insanların sindirim sisteminde ve kaslarında parazit olarak yaşarlar. Örneğin;Bağırsak solucanları ,Kıl kurdu,tirişinler vucudumuzda yaşayan parazit yuvarlak solucanlardır. Bunların vücutları ince,uzun,ve silindirik şekildedir. Sindirim sistemleri gelişmemiş , fakat kısa sürede yumurta bıraktıklarında çabuk çoğalırlar. Duyu organları yoktur.

6-)Halkalı Solucanlar:(Annelida)
Yapı itibariyle vücutları yaklaşık 100 kadar segment(sebta) adı verilen bölmelerden meydana gelmiştir.Omurgasızlarda ilk defa kapalı dolaşım sistemi ve tam sindirim sistemi bu canlılarda görülür. Her segmentte nefridyum adı verilen boşaltım organı bulunur. Nemli topraklarda yaşarlar. Deri solunumu görülür. Buların en tipik örneği toprak solucanı ve sülüklerdir. Halkalı Solucanlarda ip merdiven şeklinde sinir sistemi bulunur. Yani bunlarda merkezi sinir sistemi vardır. Duyuları gelişmemiştir. Özellikle humuslu toprakların havalanmasında büyük öneme sahiptirler. Toprak solucanı hermoradittit.Eşeyli çoğalır fakat kopan parçalarını rejenerasyonlar yeniliyebilir.

7-)Eklem Bacaklılar(Arthropoda)
Hayvanlar aleminin en büyük grubunu teşkil eder bir milyonun üzerinde tür içerir. Çok geniş bir ekolojiye sahiptirler. Deniz,tatlı su, kara ve çöl ortamında yayılmışlarıdır. Vücutları 2-3 segmenttir. Genelde baş gövde ve karın olmak üzere 3 segmenttir. Gövde kısmından eklim bacaklar çıkar .Çoğunda kitin ve CaCO3’ten yapılmış bir diş iskelet bulunur. Dış iskelet hayvanın büyümesi engellediğinden belirli zaman aralıklarında atılır. Bu gömlek değiştirme denir.
-Eklem Bacaklılarının genel özellikleri
* Vücudun gövde kısmından eklem bacaklar çıkar
* Dış iskeleti vardır.
* Çizgili kastan yapılmış ,vücudu saran dış iskelet altında vücut kasları vardır. Bunlar sayesinde hareket ederler.
* Açık dolaşım sistemi görülür
* Sindirim sistemi tamdır. Ağız yapıları beslenme özelliklerine göre özelleşmiştir. Örneğin; Kesici,parçalayıcı,kazıcı şeklinde...
* Karada yaşayanlarda trake,suda yaşayanlarda solungaç solunumu görülür.
* Boşaltım maddesi ürik asit şeklindedir . Bunlar malpighi tüpü adı verilen yapılarla vücuttan uzaklaşır.
* İp merdiven şeklinde sinir sistemi görülür
* Tek eşeylidirler.Eşeyli üreme görülür. Çoğunda metamafre adı verilen başkalaşım görülür. (pupa,tırtıl,kelebek)
Eklem bacaklılar 4 kısımda incelenir.

a-)Böcekler:(insecta)
Vücutları baş,gövde ve karın olmak üzere üç segmentlidir.Gövde kısmından eklemli üç çift ayak diğerlerinden daha büyüktür.Zehir bezleri yoktur.Bir çift antenleri vardır. Antenleri vardır. Anten hayvanın koku alma duyusudur. Çoğunda nokta göz, bazılarında ise hem nokta hem petek gözler bulunur. Petek gözler ise canlının güneşin ultraviole ışınları bile görmesini sağlar. Bazılarında birkaç çift kanat bulunur. Vücutlarının yan tarafında stigma adı verilen delikler bulunur Bunlar O2,CO2 Alışverişinin gerçekleştiği yerlerdir. Böceklere örnek olarak ; Çekirge, karınca,arı ,sinek, hamam böcekleri vs...

b-)Örümcekler ve Akrepler
Vücutları baş ve gövde olmak üzere iki segmentlidir. Çoğunluk Anten içermez. Zehir bezleri bulunur. Karın kısmından 4 çift ayak çıkar. Petek gözler bulunmaz. Bütün formları karada yaşar. Beslenmeleri genelde dış parazit şeklindedir . Yani hayvan kanıyla beslenirler. Örnek olarak; Örümcek,akrep, kene ve uyuz böcekleri vs..

c-)Çok Ayaklılar:(Diplopoda)
Çok sayıda segmentten meydana gelmiş vücutları vardır. Her segmentten bir çift ayak çıkar. Bazıları anten içerir. Zehir bezleri vardır. Bitkilerle ve hayvanla beslenen vardır. Bir çoğu öldürücü zehirler içerir. En önemlileri çıyan ve kırkayaklardır.
d-)Kabuklular(Crustacea)Hepsi su formudur. Dolayısıyla solungaç solunumu görülür. Açık dolaşım görülür. Besince değeri yüksek canlılardır. Yengeç,ıstakoz,karides vb....

8-)Yumuşakçalar(Mollusca)
Genelde sırt tarafında CaCO3’ten yapılmış kabuk taşırlar. Çoğunluk sularda yaşar. Karada yaşayan türlerde vardır Karada yaşayanların vücutlarının alt tarafında kaslı ayaklar bulunur. Suda yaşayanlarda solungaç solunumu,karada yaşayanlarda manto boşluğu adı verilen yapı ile gerçekleşir. Örnek olarak: midye,ahtapot,mürekkep balığı, istiridye ve salyangoz verilebilir .Karada yaşayanlar mukus sıvısı salgılayarak bu sıvı üzerinde hareket ederler. Genelde nemli bölgelerde yaşarlar. Çoğunluğu otçuldur. Sindirim sistemleri tamdır.

9-)Derisidikenliler:(Echinodermata)
Tamamen su formudur.Vücutlarından liken şeklinde yapılar çıkar. Hepsi ayrı eşeylidir. Eşeyli çoğalırlar. Fakat bazılarında rejenerasyonla üremede görülür.Solungaç solunumu vardır. Suda bulunan küçük canlı veya mikroorganizmalarla beslenebilir. Gelişmeleri sırasında metamorfoz görülür. (Başkalaşım) Özel sinir hücreleri vardır. Örnek olarak; deniz yıldızı kestanesi verilebilir.
B-)İlkel Omurgalılar [İlkel Kordata)]:
Basit bir iç iskelete sahiptirler. Vücudun sırt tarafında notoford adı verilen omuriliğe eş değer görev yapan bir sinir şeridi bulunur. Bu grubun canlıları sularda yaşarlar. Çok az türü ise karada yaşar. Kapalı dolaşım sistemi görülür. Sindirim sistemleri tamdır.Beyinden yapılmış merkezi sinir sistemi bulunur.En tipik örneği Anfiyoküs adı verilen denizlerin kıyılarında yaşayan 5-6 cm boyundaki hayvanlardır.

C-)Omurgalılar(Chordeta)

Hayvanlar aleminin en gelişmiş formudur. Hem karada,hem denizde yoğun olarak yaşayan formları vardır. Omurgalıların genel özellikleri vardır.

* Kapalı dolaşım sistemi görülür.
* Kemik veya kıkırdaktan yapılmış bir iç iskelet bulunur.
* Solunum sistemi yutakla bağlantılıdır.
* Omurga içerisinde omurilik adı verilen büyük bir sinir kordonu vardır.
* Tek eşeylidirler,eşeyli çoğalırlar
* Boşaltım sistemiyle,üreme sistemi bağlantılıdır. Buna "ürogenital sistem" denir.
* Eklemli üyeleri vardır. Bunlar denizde yaşayanlar solungaç ,karada yaşayanlarda kol ve bacak şeklindedir
* Boşaltım böbreklerle olur.
Omurgalılar 5 grupta incelenir:
1-)Balıklar(Pisces)

Vücutları pullarla kaplıdır. Suda yaşadıklarının tamamında solungaç solunumu görülür. Kıkırdak ve kemikli olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Köpek balığı ve vantuz balıkları kıkırdaklı, diğerleri kemikli balıklardır.Bir kulakçık ve bir karıncıktan oluşan iki odacıklı kalpleri vardır. Vücutta kirlenen kan kalbe gelir. Kalbin kasılmasıyla kirli kan solungaçlara gider. Solungaçta temizlenen kan bir daha kalbe dönmez Bu yüzden balıkların kalbinde daima kirli kan bulunur.
Balıkların vücut başlığında hava keseleri bulunur. Hava keseleri balığın derinlere inip çıkmasında iç basıncı dengeler.

2-)Kurbağalar(Amfibia)

Bunlar embrioik dönemlerini suda, ergin dönemlerini ise su veya karada geçirirler. Bu yüzden kurbağalara iki yaşamlı hayvanlar denir. Embriyolarına iribaş lavrası denir.Bu dönende kurbağa bir balık gibi su içinde yaşar. Solungaç solunumu yapar.Lavra geliştikçe ayaklar çıkmaya başlar ve kuyruk yavaş yavaş kaybolmaya başlar. Yaklaşık bir ay sonra olgun bir kurbağa meydana gelir. Ergin kurbağada solungaç yerine akciğer gelişir. Kurbağalarda görülen bu gelişme metamorfoz adı verilir. Balık ve kurbağalarda dış döllenme, dış gelişme görülür.Balıkların ve kurbağanın yumurtalarında sürüngen ve kuşlarda görülen kabuk yapısı bulunmaz. Korunmasızdır. Bu yüzden döllenme sırasında döllenmeden sonra ve gelişim süresi içerisinde bir çok kayıplar görülür. Fakat buna alternatif.olarak bu canlılarda diğer omurgalılardan çok daha fazla üreme hücresi üretir. Örneğin bir alabalık 600,000 -1,000,000 arası yumurta bırakır
Kurbağalar 3 grupta incelenir

a-)Bacaksız Kurbağa
Nemli bölgelerde yaşayan solucan benzeri kurbağadır.
b-)Kuyruksuz Kurbağa
En yaygın bulunan kurbağalardır. Kara ve su kurbağaları olmak üzere iki gruba ayrılır. Vücutları nemli ve derişik pigmentler içerir Derilerinden değişik özellikte mukus salgılanır.
c-)Kuyruklu Kurbağa
Bulara semender adı verilir. Özellikle yerleşim yerinden uzak dere,göl bölgelerinde bulunur.Nesli tükenmekte olan bir canlıdır.Yapı itibariyle kertenkeleye benzemektedir. Bunlarda su ve kara semenderi olmak üzere ikiye ayrılır.
Kurbağalar genellikle küçük eklem bacaklarla beslenirler. Otçul türleri de vardır. Kurbağaların kalbi 2 kulakçık bir karıncık olmak üzere 3 gözlüdür. Vücutta kirlenen kan toplar damarlarla sağ kulakçığa gelir. Akciğerde temizlenen kan ise sol kulakçığa gelir Karıncıkta temiz ve kirli kan karışır. Karışık kanı bir kısmı akciğere,aort atar damarıyla da vücuda dağılır. Bu yüzden kurbağanın vücudunda karışık kan dolaşır.Hayvan bunu telafi etmek için deri solunumu yapar.Kurbağalarda deri solunumu akciğer solunumu kadar önemlidir. Kurbağaların vücut ısıları sabit değildir. Bu yüzden soğuk kanlı hayvanlardır.Kış uykusuna yatarlar.

3-)Sürüngenler(Reptilia)

Vücutları pul ve plakalarla kaplıdır. Bunlarda deri solunumu görülmez. Vücutları nemli değildir. Bazılarında kol ve bacak kaybolmuş veya körelmiştir. Örneğin;yılanlar. Bu hayvanların vücutlarının büyük bir çoğunluğu zeminle temas halinde olduğunda sürüngen adı verilmiştir. Sürüngenler kara canlılarıdır. Suda yaşayanlar bile zamanla karaya çıkarlar. Sürüngenlerde iç döllenme ,dış gelişme görülür. Yumurtaları bir kabukla korunmuştur. Embriyo yumurta içinde bulunda ortellus adı verilen besin dokusuyla beslenir.Sürüngenlerde temiz ve kirli kan karışık dolaşır. Soğukkanlı hayvanlardır. Kış uykusuna yatarlar. Akciğer solunumu yaparlar.Sürüngenlerin derisindeki pullar büyümeyi sınırladığını için zamanla değiştirilir. Buna gömlek değiştirme denir.
Sürüngenler 4 gruba ayrılır.
a-)Yılanlar
b-)Kertenkeleler
c-)Kaplumbağalar
d-)Timsahlar

Sürüngenlerin kalbi kurbağalar olduğu gibi iki kulakçık bir karıncıktan meydana gelmiştir.Fakat karıncıkta yarım perde vardır. Bu perde kirli ve temiz kanın tamamen karışmasını engeller. Dolayısıyla karıncık kasıldığı zaman, kirli kanın büyük bir çoğunluğun akciğer atardamarına ,temiz kanın büyük bir çoğunluğu da Aort atardamarına geçer. Vücutta kirli ve temiz kan karışık dolaşır. Timsahlarda ise kalp 2 kulakçık ve 2 karıncık olmak üzere toplam 4 odacıkladır. Kirli ve temiz kan kalpte birbirine karışmaz. Fakat aort ile akciğer atardamarı bir yerde çakışır. Bu yere panizza kanalı adı verilir. Burada kan karışır. Fakat bu karışım diğer sürüngenlerden çok çok azdır Timsahlarda soğuk kanlıdır.
4-)Kuşlar(Aves)

Vücutları derilerinden çıkan tüylerle ve teleklerle kaplıdır.Bunlar sayesinde soğuktan korunur. ve uçarlar. Bunların ön ekstremiteler kanat şeklini almıştır. Tamamı karada yaşar. Akciğer solunumu yaparlar.Ağızlarını ucunda gaga adı verilen uzantılar bulunur. Bunlar kuşun beslenme özelliğine göre özelleşmiştir. Kuşların ağzında dişler bulunmaz. Kuşlarda iç döllenme, dış gelişme görülür.
Kuşların kalpleri iki kulakçık iki karıncık olmak üzere toplam 4 odacıklıdır. Bu yüzden temiz ve kirli kan ayrı ayrı damarlarda dolaşır ve birbirine karışmaz. Kuşların vücut ısıları sabittir. Bu yüzden sıcak kanlı hayvanlardır. Uçmalarından dolayı geniş bir ekolojiye yayılmıştır.Bazı kuşlar iklim şartları değiştiğinde göç ederler. Kuşlar uçma yeteneklerine göre ikiye ayrılır. Devekuşu,penguen uçamayan kuşlar, Güvercin,serçe gibi kuşlarda uçan kuşlardır.Bazı kuşlarda faydalarından dolayı evcilleştirilmiştir. Örneğin; Kaz,ördek,tavuk vb...
Kuşlarda aort kalpten çıktıktan sonra vücudun sağ tarafından aşağı iner.

5-)Memeliler

Vücutları derilerinden çıkan kıllarla kaplıdır. Vücut ısıları sabittir.Bu yüzden sıcak kanlı hayvanlardır.Kuşlarda olduğu gibi kalpleri 4 odacıklıdır. Yalnız aort kalpten çıktıktan sonra vücudun sol tarafından aşağı iner. İç döllenme ,iç gelişme görülür.Yavruları sütle beslerler.Vücut boşluğu diyafram adı verilen kalın bir zarla göğüs ve karın olmak üzere ikiye ayıyır. Beslenme özelliğine göre etçil ve otçul olmak üzere diş yapıları özelleşmiştir.Otçullarda öğütücü dişler,etçillerde kesici dişler hakimdir. Hepsinde Akciğer solunumu görülür. Memelilerin akciğerleri diğer canlılardan farklı olarak alveol adı verilen hava keseleriyle sonlanır.

Memeliler 3 Grupta incelenir;

i-)Gagalı Memeliler
Yapı itibariyle kuşları andırır. İç döllenme, dış gelişme görülür.Yumurtadan çıkan yavrular tam gelişmemiştir.Anne sütüyle beslendikten sonra olgunlaşır.Yeryüzünde yaşayan 2 önemli formu kalmıştır. Bunlar; Platypus,Ornitorinous
ii-)Keseli Memeliler
İç döllenme iç gelişme görülür. Fakat yavru tam gelişmeden dünyaya gelir.Yavru kese içinde bulunan süt beziyle beslenerek olgunlaşır. Örneğin Kanguru,Keseli ayı,uçan sincap vs....
iii-)Plesantalı Memeliler
Yeryüzünde yaşayan memeli hayvanların %97’sini oluşturur. İç döllenme ,iç gelişme görülür. Yavru tam geliştikten sonra dünyaya gelir. Plesenta anne işe embriyo arasında madde alışverişi sağlayan bir bağdır. Bunlara örnek olarak kutup ayısı ,tavşan,k





Bookmark and Share Biyoloji Ödevleri

Dizin1
Dizin1
Dizin1
Eğitim Portalı Eğitim  Portalı Samanyolu Eğitim Kurumları Samanyolu Eğitim Kurumları & Atlantik Eğitim Kurumları Atlantik Eğitim Kurumları nın Katkılarıyla Yayınlanmaktadır.
Güncel Haberler