Bağdat'ta Bir Çocuk
Bağdat'ta Bir Çocuk Ağlıyor
Kemanıyla Bir Başkası
Bağdat'ta bir çocuk ağlıyor. Babası gözleri önünde vurulmuş, annesini askerler götürmüş. Bir başına kalmış sokaklarda, yapayalnız...
Aslında birçok çocuk ağlıyor Bağdat'ta. Öksüz, yetim, aç çocuklar... Bir insafsız kurşuna isabet olan kadınlar ağlıyor. Bir vahşet yaşanıyor orda. 21. yüzyılın utancı yaşanıyor ama kimse sesini çıkaramıyor. Ağlıyor halk, yardım eli bekliyor.
Bir bomba düşüyor evlerin ortasına. Parçalanıyor yürekler ve parçalanıyor cesetler. Bir annenin feryadı yükseliyor dumanlar arasından. ''Yavrum'' diye inliyor. Belli ki bir şey olmuş yavrusuna, canından bir parçasına hatta canına.Yine bir genç kadının feryadı yükseliyor. Karnındaki yavrusuyla öldürülüyor. Bir adamın, bir yiğidin gözyaşları süzülüyor gözlerinden yanaklarına doğru. Bağırmak istiyor, sesi çıkmıyor, kırıp dökmek istiyor ama yapamıyor. Biraz sonra kendisine doğru gelmekte olan iki askeri fark ediyor. Götürüyorlar onu bir meçhule, belki ölüme, belki işkenceye. Artık pek bir şey de ifade etmiyor onun için. Yavrusunu, karısını ayırmışlar ondan, gözünün önünde öldürmüşler yaşasa ne olur.
Bir çocuk ağlıyor Bağdat sokaklarında. Elinden tutmuş bir asker götürüyor. Dayanamıyor, ağlıyor ama kâr etmiyor. Bir tek kişi anlamıyor, bir tek kişi onu fark etmiyor.Yalnızca bir asker elinden tutmuş götürüyor. Kim bilir nereye gidiyor ufacık çocuk. Daha okul çağındayken, evde oturup oyuncaklarıyla oynamak varken o acı çekiyor. Sanki insanlık ölmüş ve bir canavar çıkmış etrafta dolanıyor.
Sonra bitti gösteriliyor vahşet. Bitse de ne fark eder ki. Çocuklar hâlâ öksüz, yetim; anneler hâlâ yavrusuz, babalar hâlâ yok. Ve Bağdat'ta hâlâ bir çocuk ağlıyor...
Ve bazı yerlerde, bazı delikanlılara dünyanın gözü önünde zülme ritim tutturulmuş elindeki kemanıyla!..
Eğitim Portalımızda yayınlanan tüm yazıların telif hakları ve doğabilecek sorumluluklar yazıyı yazan kişiye aittir.