Sonsuzluğa Açılan Pencere
Bu gece yine uykularım bölündü. Kan ter içinde sıçradım yataktan. Bir şey görüyorum rüyamda: karanlık bir yüz. Beni alıp bir yerlere götürüyor, bilmediğim bir yerlere. Her taraf zifiri karanlık. Sonra bir kapı açılıyor gökten. Bakamıyorum, çok parlak. Ne olduğunu bile anlamadan her taraf aydınlanıyor. Ve bir sima bana doğru geliyor, gülümsüyor ve ortadan kayboluyor. Beni tekrar karanlıklara mahkum ediyor. Sonra yine o karanlık yüz, bana bir şeyler mırıldanıyor. Anlamıyorum, sanki bilmediğim bir lisanda konuşuyor. Ve beni bir uçurumun kenarına götürüyor. Yine bir şeyler söylüyor. Ve beni iyice kıyıya sürüklüyor. Çığlık atmak istiyorum ama sesim çıkmıyor. Etrafa bakıyorum, tutunacak hiçbir şey yok, çok korkuyorum. Sonra beni tam itecekken birden etraf aydınlanıyor. Yine o sima geliyor. Fakat o karanlık yüz beni aşağı itiyor. Ben sonsuzluğa doğru düşerken o tatlı sima bana tekrar gülümsüyor ve beni tam tutacakken sıçrıyorum. Hiç durmaksızın titriyor ve çok korkuyorum. Sabaha kadar uyuyamıyorum. Kalkmak istiyorum ama kalkamıyorum. Sanki bir şeyler üzerime üzerime geliyor. Nefesim kesiliyor.
Sonra sabah ezanı okunuyor, rahatlıyorum. O sesi ne zaman duysam sıkıntılarımdan sıyrılıp kendime geliyorum. Daha sonra kalkıp bir bardak çay alıyorum. Pencerenin önüne geçip buğulu camdan dışarıyı seyrediyorum. Düşüncelerim arasında boğulup gidiyorum. Her yudum çayda yeni yeni sorular soruyorum kendime. Fakat bu sorulara bulduğum yada öyle sandığım cevaplar bana bile komik, daha doğrusu saçma geliyorum. Düşüncerim arasında dalıp gidiyorum. Sıçradığımda ise insanların o yalancı telaşları her sabah gibi yeniden başlıyor. Gün yeniden doğuyor karanlıkları delerek. Hayat denilen bu sorular pınarında sürüklenip gidiyoruz. Her soru sonsuzluğa açılan bir pencere oluyor, biz sonsuzluğumuzda boğulurken.
Aslında hiç kimse kendi hayatını yaşamıyor bu dünyada. Her insan aslında bir kopya. Kendinden önce yaşamış olanların hayatını devam ettiriyor. Hiç kimse aynanın karşısına geçip de ''ben, ben miyim?'' diye sormuyor. Daha doğrusu soramıyor. Çünkü kendine vereceği cevaptan korkuyor. Her adımda, her saniyede sonsuzluğa bir adım daha yaklaşıyoruz. Belki bu sonsuzluk bir başlangıçtır bizim için, ama şimdilik bunun ne olduğunu bilemiyoruz. Şu anda sadece ve sadece tek şeyi soruyorum kendime ''ben, ben miyim?''
Eğitim Portalımızda yayınlanan tüm yazıların telif hakları ve doğabilecek sorumluluklar yazıyı yazan kişiye aittir.