Çelebi'nin Günlüğünden
Belki böyle bir günlük olmadı. Belki de vardı, bulunamadı. Ama ben bu satırları yazarken günlük varmış gibi, Çelebi söylüyormuş gibi yazdım. İnşallah Mehmet Çelebi'nin düşüncelerine zıt bir şey yoktur. Varsa da Mehmet Çelebi ve kardeşleri haklarını helal etsinler. Onların ruhlarına dua okuyarak, ruhlarından istimdat bekliyorum...
Ah, ah, ah... Ne kadar mutsuzum bu günlerde Babamın ölümünden sonra her şey başıma yıkıldı, en güvendiğim dayanağım gitmişti çünkü. Artık ne hayattan zevk alıyorum ne de savaşlardan. Küçükken ne de çok severdim savaşları, silahları, savaş meydanlarını. Ama artık insanın hiç savaşası gelmiyor. Çünkü bu savaştığı düşmandan çok kardeşleri ise Süleyman, İsa, Musa, Mustafa, Kasım. Hepsi benim biricik kardeşlerim. Fakat bu saltanat mücadelesi kardeşlerin bile arasına kin sokuyor. Onları birbirine düşman yapıyor. Kardeşin kardeşini öldürmesine neden oluyor. Çünkü bir tahtta ancak bir kişi durabiliyor. Bir devleti tek kişi yönetiyor. Birden fazla olursa kargaşalık çıkıyor.
Artık herkes saltanat için mücadelede eskiden birbirimize sevgi dolu mektuplar gönderilirken şimdi sevgiden ziyade saltanat konuşuluyor mektuplarımızda. Herkes birinin saltanat yarışında sahneden çekilmesini istiyor. Ama bu kişi kim, yada kimler? Bunu ancak Allah bilir. İsa'ya Anadolu'yu paylaşmayı teklif ettim ama kabul etmedi. Öte yandan diğer kardeşlerim ise savaşa başladı. Artık bu ülkede müslüman kafiri değil, Müslüman müslümanı bir taht kavgası için yemeye çalışıyor. Müslüman, müslümanı öldürüyor. Babam kim bilir bunları görseydi ne kadar üzülürdü. Üzüntüden bir ikinci kere daha ölürdü belki. Ama bazen de gerekiyor bu saltanat kavgaları Millet artık bezgin, aç, susuz, başsız. Kim tahta geçecek diye yıllardır merakla bekliyor. Nasıl bir sürü çobansız olmuyorsa, bir devlet de padişahsız olmuyor.
.......................................................
.......................................................
....................................................... İsa öldü. Süleyman .............................. Ve Musa ............................ öldüler. Tüm millet belki seviniyor. 11. yılın sonunda tahta en sonunda biri geçti, devlet yeniden kurtuluşa erdi. Boğdurularak öldürüldü kardeşlerim kan akmasın diye, (çünkü hanedanımızın kanı kutsaldı) ama birinin yüreğinden kanlar aktı oda benim yüreğimdi. Her birisinin ölüsünü duydukça yüreğim kan ağladı. Acımı, kederimi kalbime gömdüm ölene kadar kimse duymasın diye. Affedin beni kardeşlerim, affedin. Birbirinizi affedin. Her şey millet içindi. Milleti kardeşlerimize tercih ettik. Tek o kurtuluşa ersin diye. Erer ve hep ermiş olarak kıyamete kadar devam eden inşallah. Amin... Amin... Amin...
Eğitim Portalımızda yayınlanan tüm yazıların telif hakları ve doğabilecek sorumluluklar yazıyı yazan kişiye aittir.